| Yapmam gereken çok şey var ve onu yanına bırakacağım kimsem yok. | Open Subtitles | لدى الكثير من العمل ولا يوجد أحد لأبقيه معه |
| Bu gösteri sıcak olacak. Resmen. Anlatacak çok şey var. | Open Subtitles | هذا العرض سيكون حار , حرفياً لدى الكثير من الاشياء للتكلم عنها يا رجل |
| Çünkü aklımda tutmam gereken çok şey var. | Open Subtitles | لأن لدى الكثير لأحتفظ به فى عقلى |
| Söyleyecek fazla bir şeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدى الكثير لأقوله يا مايك |
| Söyleyecek fazla bir şeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدى الكثير لأقولة يا مايك |
| çok işim var. Sonra görüşürüz. | Open Subtitles | لدى الكثير من الأعمال سوف أنتهى منها ، أراك لاحقاً |
| Bir sürü var. | Open Subtitles | نعم، لدى الكثير ولكن أوراق مالية وليس قطع معدنية |
| Size söyleyecek çok şeyim muhtemelen de çok az vaktim var. | Open Subtitles | إن لدى الكثير لأخبرك إياه ربما هناك القليل من الوقت |
| Özür dilerim. Şu an aklımda çok fazla şey var. | Open Subtitles | أنا أسف ، لدى الكثير فى رأسى فى الوقت الحالى |
| Dinle, şu an kafamda çok şey var tamam mı? | Open Subtitles | اسمعى, لدى الكثير يجرى حاليا, حسنا ؟ |
| Aslında benim de sana diyeceğim çok şey var. | Open Subtitles | فى الواقع لدى الكثير لأقوله لك ايضاً |
| Uğraşmam gereken çok şey var. | Open Subtitles | لدى الكثير لأقوم به. |
| Telafi etmem gereken çok şey var. | Open Subtitles | لدى الكثير للتعويض عنه |
| Sana öğretmem gereken o kadar çok şey var ki. | Open Subtitles | لدى الكثير لأعلمك أياه. |
| Sana sormak istediğim çok şey var. | Open Subtitles | لدى الكثير لاسألك اياه |
| Söyleyecek fazla bir şeyim yok. | Open Subtitles | ليس لدى الكثير لأقوله يا مايك |
| Peki. Yapacak çok işim var. | Open Subtitles | لدى الكثير من الاعمال اكثر من الوقت المتاح لى لعملها |
| Yapacak çok işim var. İstiyor musunuz, istemiyor musunuz? | Open Subtitles | لدى الكثير من العمل هل تريد الملابس ام لا؟ |
| Ondan bir sürü var. Ruslar bunları Lugers için satıyor. | Open Subtitles | لدى الكثير منهم الروس يستبدلونهم بالساقطات |
| Efendim, size söyleyecek çok şeyim var, ama çok zamanım yok. | Open Subtitles | سيدى ، لدى الكثير لأخبرك به ولكن لا يوجد الكثير من الوقت |
| Sana yardım etmek isterdim, fakat şu anda uğraşmam gereken çok fazla şey var. | Open Subtitles | كنت أتمنى أن أساعدك ولكننى لدى الكثير لأتعامل معه الآن |