| Çalışanlardan birinin sorunu varsa, şirketin bir sorunu var demektir. | Open Subtitles | وبذلك، إذا كان الموظف لديه مشكلة, فإن الشركة لديا مشكلة. |
| Benim üç küçük torunum var, ve onlara her baktığımda ve ben onların yaşındaykenden beri bu güzel gezegene nasıl zarar verdiğimizi düşündüğümde, bu umutsuzluğa düşüyorum. | TED | لديا ثلاثة أحفاد صغار، وكل مرة أنظر إليهم، أفكر كيف قمنا بإتلاف هذ الكوكب الجميل منذ كنت في سنهم، أشعر بهذا اليأس. |
| Dondurmalı sandviç makinesinin fişini çektim... ve gardiyanlar hepsi erimeden yemeye çalışıyorlar... yani yarım saatim var. | Open Subtitles | لقط فصلت جهاز ساندوتش الايس كريم و الحراس يأكلونه كله قبل ان يذوبوا لذا لديا حوالى نصف ساعه |
| Bugünse binin üzerinde suçluyla röportajlarımız var. Seri katiller, çocuk tacizcileri, cinsel suçlular-- | Open Subtitles | اليوم لديا ما يزيد عن 1000مقابلة مع مجرمين |
| Dedektif, bir sonraki hastamı almadan önce biraz zamanım var. | Open Subtitles | أيها المحققه لديا الوقت الكافي قبل مريضي القادم |
| İkisini de suçlayabilirim, ikisini de kovuşturabilirim ama bir teklifim var size. | Open Subtitles | باستطاعتي اتهامهما كلاهما بامكاني محاكمتهما الاثنان لاكن لديا اتفاق لك |
| Çünkü kaçak içkiyle ilgili hiçbir şeyim yok ama okulla ilgili yapacağım bir şey var. | Open Subtitles | لأنه ليس لي أي مشاكل عاطفية أو أي شيء، لكن لديا شيء يخص المدرسة. |
| Bir kızım var. Claire birkaç şey söylemek istiyor. Burada olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. | Open Subtitles | لديا إبنة. كلير تود ان تقول بضع كلمات. شكرا لكم جميعا لكونكم هنا الليلة |
| Fermuarlı kelepçelerimiz, biber gazımız, ve derneğin çalısında bulduğumuz birkaç eşya var elimizde. | Open Subtitles | لديا غاز مسيل للدموع, ورذاذ الفلفل وبعض الاشياء اللتي وجدناها في الاخوية |
| Sana bir şey söyleyeyim. O evde 20 tomar değerinde mal var! | Open Subtitles | دعني أخبرك شيئاً لديا 20 صفقة بيع لأشخاص صارمين مخبأة في ذلك المنزل |
| Yabancılarla bir grup ile boşa alıyorum? Burada, biz düşünmek tüm bu boşluk var. | Open Subtitles | تصاب بالثمالة مع مجموعة من الغرباء؟ هنا لديا كل هذه المساحة لنفكر |
| Kısacık bacakları olan yavrular var. | Open Subtitles | لديهم تلك الفصيله الغريبة التبي لديا ارجل قصيرة |
| Yani, "Arkadaşlarım var, bu yüzden ben de varım." | TED | أنا أعني، " بما أنه لديا أصدقائي, إذن أنا موجودة." |
| Haham, sana soracak 1000 tane sorumuz var. | Open Subtitles | - لدينا الف سؤال لك. - اذن انا لديا الفان سؤال. |
| ve görüştüğüm o normal yetişkin erkekle randevum var. | Open Subtitles | -و كان لديا ميعاد مع هذا الشاب الطبيعى البالغ |
| Sadece... 4'te sohbet odası toplantım var. | Open Subtitles | -لا , أنا فقط لديا مقابلة فى النت فى الساعة 00 : |
| Yeni projemize başlamadan önce birkaç endişem var. | Open Subtitles | -قبل أن نبداء مشروعنا الجديد لديا بعض المخاوف |
| Teklif için teşekkür ederim ama tabağımda yeteri kadar yemeğim var. | Open Subtitles | أقدر لك عرضك لكن لديا الكثير لأعمله |
| Çünkü beni dinle beni dinle, sana söyleyeceklerim var; | Open Subtitles | لان , اصغي الي اصغي الي, لديا اخبار لكي |
| arkadaşlarım var ama hiçbiri benimle görüşmüyor! | Open Subtitles | نعم, لديا أصدقاء. لكن لا يحتاجني احدهم . |