Herkesin bir şarkısı vardır. Kurtlar hiç şarkı söylemez miydi? | Open Subtitles | كل شخص لديّه أغنية ألا تغني الذئاب أبداً؟ |
En yetenekli tetikçilerle bağlantısı vardır. Biri onu tuzağa düşürdü. | Open Subtitles | لديّه مواهب عديّدة شخص ما استخدمها |
Belki herkesin paylaşmak istemediği bir sırrı vardır. | Open Subtitles | "ربّما الجميع لديّه أسرار، لا يقومون بمشاركتها أبداً." |
O güvenlik görevlisinin silahında sadece beş mermi varmış. | Open Subtitles | أتعرف بأنّ حارس الأمن كان لديّه فقط خمس رصاصات في مسدسه؟ |
Sadece Kral'a söylemek istediği bir sırrı varmış. | Open Subtitles | لديّه سر لا يريد أن يخبر به أحداً إلا الملك |
Belki evrakları vardır. | Open Subtitles | رُبّما لديّه أوراق هـويّـة |
Eğer Diaz yükseklerde ise mutlaka sıkıntılı günler için parası vardır. | Open Subtitles | حسنًا، إذا (دياز) كان عصبة كبيرة، سيكون لديّه مال مخبأة ليوم ممطر |
Finch'in büyük olasılıkla özel güvenliği ve üst düzey izleme sistemi vardır. | Open Subtitles | "فينش) على الأغلب لديّه أمن خاصّ) ومراقبة عالية" |
Tabitha'yı kim kiraladıysa bol parası ve ciddi bağlantıları vardır. | Open Subtitles | "من إستأجر (تابيثا) لديّه مال وإرتباطات جدّية" |
Charlie'nin bütün doğru yerlerde arkadaşları vardır. | Open Subtitles | تشارلي) لديّه أصدقاء) في كُلّ الأماكن الصحيحة |
Herkesin kendi ajandası vardır. | Open Subtitles | كلّ شخص لديّه أجندته الخاصة. |
Majesteleri, eminim ki büyük Song İmparatorluğunda adamlarımıza liderlik edecek başka generaller de vardır. | Open Subtitles | سموك، بالتأكيد الإمبراطور العظيم (سونغ) لديّه جنرالات آخرين ليقودوا الرجال إلى الحرب؟ |
Muhteşem aparkatları vardır. | Open Subtitles | لديّه قطع علوي مذهل. |
Üvey kardeşim Bash'ın çok yeteneği vardır. | Open Subtitles | ...(أخي غير الشقيق (باش لديّه العديد من المهارات |
Anlaşılan ciddi problemleri varmış. | Open Subtitles | بدا الأمر وكأن لديّه بعض المشاكل الخطيرة. |
Bu işi, işin ucunda sanki Polonya ile bir bağlantı varmış gibi yaptın. | Open Subtitles | جعلت الأمر وكأنّ القاتل لديّه صلات بـ "بولندا". |
Yanında bir arkadaşı varmış gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدو إن لديّه صديق معه |
Ancak Danışman Fan içeriye girdiğinde elinde kalkan varmış. | Open Subtitles | مع ذلك، عندما الوزير (فان) إقتحم كان لديّه درع في يدّه. |
Biriyle ilişkisi varmış. | Open Subtitles | قالت بأنّ لديّه علاقة غرامية. |
Bir kılıcı varmış. | Open Subtitles | كان لديّه سيف. |