| Hayata karşı inanılmaz bir iştahım vardı, hayatı tükettim, şimdi ölümle ben tükeneceğim. | TED | لدي شهية ضخمة للحياة، واستهلكتُ الحياة، ولكن في الموت، سيتم استهلاكي. |
| İştahım kapalı, kemoterapi yüzünden olmalı. | Open Subtitles | لدي شهية كبيرة اعتقد انه بسبب العلاج الكيميائي |
| Henry'nin haberini alalı beri pek iştahım yok. | Open Subtitles | سأكون صادقا معك ليست لدي شهية منذ علمت بنبأ هنري |
| Çok meyve verecek ama benim hiç iştahım yok. | Open Subtitles | ستطرح الكثير من الثمار لسوء الحظ ليس لدي شهية |
| Bir şeyler yemelisin. - İştahım yok. | Open Subtitles | عليكَ أنْ تأكل شيئاً - ليستْ لدي شهية - |
| İştahım olmaz. Gergin olurum. | Open Subtitles | لا تكون لدي شهية مطلقاً لأنني أكون متوترة للغاية |
| Bu aralar iştahım yok, uyuyamıyorum sıcaklık basıyor ve başım dönüyor. | Open Subtitles | هذه الأيام ليست لدي شهية ولا استطيع النوم واشعر بسخونة ونوبات دوار |
| Bugünlerde pek iştahım yok. | Open Subtitles | لا يبدو انه لدي شهية كبيرة في هذه الايام |
| Yemek yemeyi bırakmak çok kolay değil çünkü Twinkies ve diğer bütün şekerli şeyler konusunda iştahım çok açık. | Open Subtitles | ليس الأمر سهل ان تتوقف عن الأكل لأنه لدي شهية كبيرة للتوينكيز وكل هذه الحلوى |
| İştahım açık, bugün uzun bir yürüyüş yaptım. | Open Subtitles | لدي شهية جيدة اليوم.. تجولت جيدا اليوم |
| - Birazcık et getirdim size, buyurun yiyin. - Sağolun, iştahım yok. | Open Subtitles | إليك القليل من الطعام لتأكله - شكر لك، ليس لدي شهية للطعام - |
| - Bildiğin gibi iştahım sağlamdır. | Open Subtitles | انت تعرفين انا لدي شهية قوية فعلاً |
| Zaten iştahım yoktu. | Open Subtitles | ليس لدي شهية على كل حال |
| Fazla iştahım yok. | Open Subtitles | ليس لدي شهية مفتوحة |
| Evet, o kadar iştahım yok zaten. | Open Subtitles | أجل, ليس لدي شهية كبيره |
| - Pek iştahım yok. | Open Subtitles | ليس لدي شهية للاكل |
| Ölü ineklere karşı iştahım yok. | Open Subtitles | ليس لدي شهية لبقرة ميتة |
| - İştahım yoktu. | Open Subtitles | ليست لدي شهية |
| - İştahım yok. | Open Subtitles | ليس لدي شهية |