| İnsanların neden hayatta çıkmaza girdiklerine dair bir teorim var. | TED | لديّ نظريّة حول سبب شعور الناس بأنهم عالقون في حياتهم. |
| Söylemek istediğim üç genel şey var. Üç tane sonuçtan bahsetmek istiyorum. | TED | لديّ ثلاث أنواع من العموميات أريد أن أقول; ثلاث تبعات لهذا الشئ. |
| İnişe geçerken bir şey hissettim, vay canına, ölüm korkunç degildi. | TED | و أثناء السقوط كان لدي الشعور، يا ألله، الموت ليس مخيفاً. |
| Beş yıldızlı bir otelde satış şubesinin ne yaptığına dair Hiçbir fikrim yoktu. | TED | لم يكن لدي أدنى فكرة عما يفعله قسم المبيعات في فندق خمسة نجوم |
| Ama gerçek şu ki Deanna, eve döndüğümde gidecek Hiçbir yerim yok. | TED | ولكن الحقيقة ديانا، عندما عدت لمنزلي، لم يكن لدي مكان أذهب إليه. |
| Ben, benim at kuyruğum vardı, askısız bir elbise ve yüksek topuklu. | TED | بالنسبة لي، كانت لدي ضفيرة كذيل الحصان، وفستان حمالات وأحذية بكعب عالي. |
| Tam bir aşağılık olduğumu düşünmemeniz için size bazı haberlerim var. | Open Subtitles | فقط حتى لا تظنون بأنني إنسان حقير لديّ بعض الأخبار لكم |
| Tatlım, halletmem gereken bir iş var. Sorumsuz bir koca istemezsin. | Open Subtitles | . لديّ عمل عليّ القيام به أنت لا ترغبين بزوج مُستهتر |
| Biraz daha yapılacak işim var. Beni 20 dakika kadar bekler misiniz? | Open Subtitles | لديّ بعّض العمل الذي يجب عليّ إنّجازُهُ قدّ يسّتغّرِقُ الأمرَ 10 دقائق |
| bir köpek gibi ölmek istemiyorum. Karım ve çocuklarım var. | Open Subtitles | أنا لا أيد أن أموت مثل الكلب لديّ زوجة وأطفال |
| Bak, kamyonumda bir ton conta var, size birini vereceğim. | Open Subtitles | اسمع ، لديّ بعض الجلدات في شاحنتي ، سأعطيك واحدة |
| Yakında bir seçmem var! Yoksa aşağı inip, kıçına tekmeyi basardım... Yapma! | Open Subtitles | لديّ تجربة أداء قريباً، أنت محظوظ أنني لا أنزل كنت سأوسعك ضرباً |
| Ve sanırım benim bu kadar detaylı bir şekilde kayıt tutmuş olacağımı düşünmemişti. | TED | ولا أظن أنه توقع أن يكون لدي سجلات مفصلة بهذه الدرجة لجدول أعمالي |
| Ama bu umut pek gerçekçi değil. O yüzden ikinci bir umudum var. | TED | إلا أن هذا الأمل غير واقعي بعض الشئ، ولذا لدي أمل ثانٍ احتياطي. |
| Herhangi bir biyoloji, kimya ya da mühendislik alt yapım yok, üstüme çok gelmeyin, çünkü biomedikal mühendisliği hakkında konuşacağım. | TED | ليس لدي أي خلفية في الأحياء الكيمياء أو الهندسة بالتأكيد، لذا تحملوا معي لأنني سأتحدث اليوم عن الهندسة الطبية الحيوية. |
| Bu, hiç boş portrenin olmadığı çok az rastlanan bir durum. | TED | هذا واحد من الحالات النادرة حيث لا يوجد لدي صور فارغة. |
| Ben bir oyun tasarımcısıyım, bu yüzden bu tür şeyler evimde fazlaca var. | TED | بما انني مصممه العاب, لدي مثل هذه الاشياء في كل مكان في المنزل |
| Beni destekleyen bir ailem vardı, çok çalıştım ve başardım. | TED | وكانت لدي عائلة داعمة، وعملت بجهد كبير، وقمت بعمل جيد. |
| Ve bunu yapmamın doğru olmadığını belirten acımasız bir tepki aldım. | TED | وكان لدي رد فعل غريزي بأن هذه طريقة خاطئة لتحقيق ذلك. |
| Sanırım bundan kaçınmanın tek yolu, korkunç görünen bir hastalığa sahip olmak ve böylece açıklama yapmak zorunda kalmazsınız. | TED | وأعتقد بأن الوسيلة الوحيدة لتجنبها هي أن يكون لدي مرض خطير مرئي، ومن ثم لا يجب عليكم شرح ذلك. |
| - bir yanlışlık olmalı. - Galiba evinize bir alıcı buldum. | Open Subtitles | لابدّ أن يكون هناك بَعْض الخطأ أعتقدُ ان لدي مشتري لبيتِكَ |
| Sizlere daha da başka ortamlar göstermek için vaktim var mı bilmiyorum. | TED | أنا لست متأكدًا إذا ما كان لدي وقت لأوضح لكم بيئات أخرى |
| Nerede? elimde uyuşturucu olsa bu pire yuvasında kalır mıydım? | Open Subtitles | لو كان لديّ مخدرات تعتقد أنّني سأقع في فخكما ؟ |
| Her baharda, altı hafta boyunca bahçem işte böyle oluyor. Altı veya sekiz hafta boyunca, bu cömert, yeşil vahaya sahibim. | TED | هذا ما يحدث في كل ربيع. لمدة ستة أسابيع ، ستة إلى ثمانية أسابيع ، لدي هذه الواحة الخضراء المليئة بالحياة. |
| Eğer tartışmak istediğiniz bir şey varsa bende iki tane var! | Open Subtitles | واذا اراد أي أحد منكم ان يجادل, لدي اثنان منها جيدة. |
| Milliyetçiliğe göre milletiniz eşsizdir ve milletinize karşı özel yükümlülükleriniz vardır. | TED | حسنًا، تخبرني القومية بأن أمتي فريدة، وأن لدي التزامات خاصة تجاهها. |
| Bu benim işimde de genellikle kullandığım bir teknik, çünkü insanlar görüntülendiklerini bilmiyorlar. | TED | وهذا هو الأسلوب المفضل لدي في عملي لأن الناس لا يعلمون أنهم مراقبون. |
| - Hiçbir fikrim yok. - Söyle yoksa kafanı koparırım! | Open Subtitles | ـ ليس لديّ أدنى فكرة ـ أخبرني وإلا سأفجر رأسك |