| Çok iyi görünüyordu Bu yüzden polisi aramadım. | Open Subtitles | هو كان نظيف جدا، لذا أنا لم أستدع الشرطة. |
| Bu yüzden... Bunları anlatmadan gidemedim. | Open Subtitles | لذا أنا لم أتمكن من الرحيل قبل أن أخبرك بكل هذا |
| Ben seni özlemedim Bu yüzden erken dönmeyi düşünmüyorum. | Open Subtitles | أنا لم أشتق لكٍ كثيرآ لذا أنا لم أخطط للمجيء للمنزل مبكرآ |
| Çevrendeki bir çok insan beni tanımıyor, ...Bu yüzden buraya gelerek zarar vermek istemiyorum. | Open Subtitles | ليس الكثير من جماعتك يعرفون عني لذا أنا لم أحدث الضرر إلى الآن الذي سيأتي |
| Bu yüzden bunu kullanmamam gerekirdi. | Open Subtitles | لذا أنا لم .. لم لن أكن لأستخدمه |
| Bu yüzden arkadaşlarıma da söylemedim. | Open Subtitles | . لذا أنا لم أخبر أياً من أصدقائي |
| Bu yüzden, Rainier'le yaşamanın, daha kolay olacağını hiç düşünmedim. | Open Subtitles | لذا أنا لم أُفَكِر أبداً أن العيش مع "رينيه" سيكون أسهل بأيه حال. |
| Ama yükseklik korkum var, Bu yüzden hoşuma gitmedi. | Open Subtitles | لكني أرهب المرتفعات، لذا أنا لم احبه |
| Bu yüzden yanımda hiç not getirmedim. | Open Subtitles | لذا أنا لم أجلب أي ملاحظات معي |
| Bu yüzden artık sizin komutanız altında değilim. | Open Subtitles | لذا أنا لم اعد تحت قيادتكم |