çok şükür hiç kimse penguenleri yakalamadı ve her yıl onları görmeye 100.000’den fazla turist geliyor. | TED | لحسن الحظ لم يتمكن أحد من قتل أي بطريق لاننا استطعنا جذي أكثر من 100 ألف سائح سنويا لرؤيتهم |
Haftasonları onları görmeye oraya giderdik. | Open Subtitles | كنّا نذهب إلى ذلك المكان كلّ عطلة أسبوعية لرؤيتهم .. |
Şimdi arabana bin, arabanı sür ve onları görmeye git,... ve belki sonra konuşabiliriz. | Open Subtitles | ضعي مؤخرتك بالسيارة وإذهبي لرؤيتهم. عندها قد نتحدث. |
O insanların masum olduklarını biliyordun ama asıldıklarını görmek için can atıyordun, böylece benim izlememi sağlayacaktın. | Open Subtitles | كنت تعلم أن هؤلاء الرجال أبرياء ورغم ذلك كنت تتوق بجنون لرؤيتهم يشنقوا حتى أشاهد ذلك |
Onların gerçekleştiğini görmek için ileri gideceğini biliyorsun. | Open Subtitles | تعرف الأطوال بأنّها ستذهب لرؤيتهم أدركوا. |
O küçük Fransız köyünün halkı, Amerikalıları görmekten çok mutlu oldu... ve bizim için bir gösteri düzenlemeye karar verdi. | Open Subtitles | الناس في تلك القرية الفرنسية الصغيرة كانوا سعداء جداً، لرؤيتهم أمريكيين و قرروا إقامة استعراض لنا |
Yapma ama Skinny. Uzun bir süre boyunca göreceğim son insanlar bunlar. | Open Subtitles | بربك سكيني، وهؤلاء آخر الناس و انا متشوق لرؤيتهم بعد فترة طويلة. |
Onları yeniden düşman olarak görmenin ne kadar da kolay olduğunu fark ettim. | TED | أدركت سهولة الأمر لرؤيتهم أعداء مرة أخرى. |
Kardeşlerimize yakın zamanda ziyarete geleceğimi söyle. Terbiyelerini takınmalarını bekliyorum. | Open Subtitles | أخبري أخوتنا أنّي آتية لرؤيتهم قريبًا وأتوقّع أن يقابلوني بأبرّ خصالهم. |
Senden burada çalışanları, hastaları ve ziyaretlerine gelen yakınlarını içeren bir liste hazırlamanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن تجمعي قائمةً بموظّفي المركز الطبّي والمرضى وعائلاتهم ومن جاء لرؤيتهم |
O gün erkelerin onları görmeye ihtiyacı oluyor. | Open Subtitles | انه يوم الرجال الذين في اشد حاجة لرؤيتهم |
Onları görmeye gittiğimde en iyi arkadaşlarımı orada buldum. | Open Subtitles | لانني اِشعر بأني صنعت افضل صداقاتي من خلال ذهابي لرؤيتهم |
Jax ile çocukları görmeye geldiğinde konuşurum artık. | Open Subtitles | في بيتي أعتقد أن بأمكاني التحدث إلى جاكس حينما يأتي لرؤيتهم |
- Belki onları görmeye gitmiştir. - Benimle konuşmadan gitmez. Bunu yapmaz. | Open Subtitles | ربما ذهبت لرؤيتهم - ليس بدون أنّ تخبرني, لن تفعل ذلك - |
Hayvanat bahçesinde satılan evcil hayvanları görmeye gidelim mi? | Open Subtitles | أتريدين الذهاب لرؤيتهم يُفرغون الحيوانات إلى حديقة الحيوانات الأليفة؟ |
Her gün onları görmeye gittiğini anlattılar; | Open Subtitles | أخبروني بأنك كنت تذهب لرؤيتهم كل يوم |
Eminim onları görmek için sabırsızlanıyorsundur diğer kız kardeşin Catherine ile beraber. | Open Subtitles | أراهن إنك تتلهف للذهاب لرؤيتهم, مع إبنتك الأخرى كاثرين. |
Hayır nasıl viraj aldıklarını görmek hoşuma gidiyor Tabikide bir kaza görmek için geldim | Open Subtitles | لا انا جئت هنا لرؤيتهم وهم يركضوا داخل دائرة بالطبع جئت لمشاهدة حوادث |
Onları Academy'de görmek için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | أتوق بشدة لرؤيتهم في حفل توزيع الأوسكار ، أجل |
Digerleri ise Araplarin onlari orada görmekten memnun olacaklarina inaniyordu, çünkü onlar Avrupa'nin bilgi ve uzmanligini getiriyorlardi. | Open Subtitles | آخرون أقنعوا أنفسهم بأن العرب سيكونون مسرورين لرؤيتهم لأنهم كانوا يجلبون معهم الخبرات الأوروبية |
Bunu yaparlarken görmekten mutlu olacağını hiç düşünmemişsindir. | Open Subtitles | لم تعتقد أنّك ستكون سعيد لرؤيتهم يفعلون ذلك |
Ben de herkesi göreceğim için heyecanlıyım, Anne | Open Subtitles | انا متحمسة ايضا لرؤيتهم يا امي |
... Onları göreceğim. | Open Subtitles | - سأتي لرؤيتهم . - أنتظر ... |
Adaları görmenin en iyi yolu yatladır. Yavaş yavaş. | Open Subtitles | هذه هي الطريقة الوحيدة لرؤيتهم ، ببطء ، فى مركب |
Onları ziyarete gidiyoruz. | Open Subtitles | سنذهب لرؤيتهم |
Senden burada çalışanları, hastaları ve ziyaretlerine gelen yakınlarını içeren bir liste hazırlamanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدكِ أن تجمعي قائمةً بموظّفي المركز الطبّي والمرضى وعائلاتهم ومن جاء لرؤيتهم |