Aklımı serbest bırakmam çok kolay çünkü kendimi küçük bir kalıba sığdırmaya çalışmıyorum. | TED | مثلا، سهل بالنسبة لي ان أطلق العنان لعقلي لأني لا أحاول وضع نفسي في صندوق صغير. |
Tanrım, Aklımı kaçırmış olduğumu düşünüyor olmalısın. | Open Subtitles | يا إلهي ، لا بد أنك تعتقد أني فاقدةً لعقلي |
Çünkü bu hissettiğim şeyin ilkel bir çığlık olduğu aklıma geldi. | TED | لان اول فكرة جاءت لعقلي هي استذكار ذلك الشعور الذي يسبق الصراخ |
aklıma ulaşmadan kaçtım ama yine de çok geçti. | Open Subtitles | لقد هربت قبل أن يصلوا لعقلي ولكن كان الوقت متأخراً |
Kendime yapacağım en büyük iyilik, bedenime yaptığım değil zihnime yaptığım olacaktır. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لأكون عظيماً بالنسبة لنفسي هي ليس ما أفعله لجسدي.. و لكن ما أفعله لعقلي. |
Beni hatırlamaman, hayal kırıklığına uğrattı beynimin patentini almış olmanı göz önünde bulundurursak. | Open Subtitles | لقد خاب ظني لانك لم تتذكرني علما أنك قد امتلكت براءة الاختراع لعقلي |
Yani matematiksel Beynime göre rakamlar uzaylı varlığını mükemmel derecede mantıklı kılıyor. | Open Subtitles | لذا .. بالنسبة لعقلي الحسابي , فقط الأرقام وحدها كافية لجعل التفكير بوجود فضائيين شيئا عقلانياً |
Kendi zihnimin beni sözcüklerle ifade edilemeyecek biçimde üzmesini anlayamıyorum. | Open Subtitles | "عدم فهمي لعقلي يزعجني على نحوٍ لا يمكن للكلام وصفه!" |
Kafalarının bir yerinde ne zaman Aklımı yitireceğim konusunda endişelensinler istemiyorum. | Open Subtitles | يجب أن يستطيعوا الاعتماد عليّ، وليس الشك في فقداني لعقلي أم لا. |
Aklımı yeni yeni meşgul ediyordum ki, bitirmek için bu sayfaları buldum, yani bu gecelik iyi olacak mısın? | Open Subtitles | اريد لعقلي ان يبقى مشغولا ولدي بعض هذه الصفحات.. و.. |
Senden yardım isterken Aklımı kaçırmış olmalıyım. | Open Subtitles | يجِب أن أكون فاقدًا لعقلي من أجل أن أطلب منك المُساعدَة. |
Hayır, bu bataklık aklıma çılgınca şeyler getirdi. | Open Subtitles | هل حصلت على عشائي ؟ قام باشياء لا تعقل لعقلي |
Evet bunu sevdim hiç aklıma gelmemişti. | Open Subtitles | مثل تلك الفكرة لم تأتي لعقلي ابدا |
Bana, aklıma bir şey yaptın. O yüzden buradayım. Ne yaptığını söyle. | Open Subtitles | لقد قمت بشئ لي ، لعقلي ، ولهذا أنا هنا اخبرني بما فعلته . |
Kimsenin zihnime ulaşmasını istemezdim ben de. | Open Subtitles | أنا واثقة أني لا أريد من أحد أن يصل لعقلي |
Envanterin büyük kısmı zihnime yüklendi. | Open Subtitles | -معظم جردة تم تحميله لعقلي -ياله من قرص داعم ! |
zihnime senin koyduğun bir şey. | Open Subtitles | إنّك تصوّر هذا لعقلي. |
Bu acı üzerine derin derin düşündüm, beynimin tüm bunları nasıl üretmiş olabileceğini düşünüp taşındım. | TED | رحت أركز تفكيري على الألم، وكنت أتساءل كيف لعقلي أن يولد كل هذا الكم من الألم. |
Bu, beynimin enine kesilmiş hali ve bu adama olan duygularımı temsil eden parlak bir hareketlilik noktası vardı. | TED | كانت صورة لعقلي في مقطع عرضي الشكل، مع نقطة واحدة براقة للنشاط تمثل مشاعري لهذا الرجل. |
Çözeceğim. beynimin bütün gücünü kullanacağım. | Open Subtitles | سأكتشف بنفسي ذلك ، سأستخدم الطاقة القصوى لعقلي |
Bunlar sinyallerin Beynime ulaşmadan önce karışmasını sağlıyor. | Open Subtitles | هذه تعوق الإشارة قبل أن تصل لعقلي |
Beynime bir şey oldu. | TED | لقد حدث شيء لعقلي |
İnatçılığınızı alkışlıyorum, Dr. Barnes ama zihnimin en ücra köşelerini taradım ve ne sizden ne de kendimden hiçbir şey saklamıyorum. | Open Subtitles | حسنٌ ، إني أثني على (مثابرتكِ دكتورة (بارنز ولكني بحثت في الزوايا البعيدة لعقلي ولم أجد أي شيء مُخبأ عنكِ أو عن نفسي |