| Biliyorum. Üniformasının içinde harika görünüyordu, ve çok heyecanlıydı. | Open Subtitles | أعرف, لقد بدت مدهشة جدا في زيها الرسمي وهي كانت متحمسة جدا |
| Yani, onu Anya ile görünce çok incinmiş görünüyordu. Belki de... | Open Subtitles | أفصد , لقد بدت متألمة عندما رأته مع آنيا , أعتقد أنه ربما |
| Normal görünüyordu. Birini öldürebileceğini düşünmek zor. | Open Subtitles | لقد بدت طبيعية من الصعب تخيل أن تقوم بالقتل |
| Sadece, o an için iyi bir fikir gibi göründü. | Open Subtitles | لم أفكر بهذا , أنا لقد بدت و كأنها فكرة جيدة في ذلك الوقت |
| Benimkine çok benziyordu. Hepsi bu. | Open Subtitles | لقد بدت كحقيبتي فحسب، هذا كل ما في الأمر. |
| O da beni seviyor gibiydi. | Open Subtitles | لقد بدت أنها تحبنى إننى لا أعرف كم مرة إلتقينا |
| Normal görünüyordu. Bir de ne göreyim, bu köpegi alip kaçmis. | Open Subtitles | لقد بدت طبيعية و الشيء الذي أعرفه أنها رحلت مع هذا الكلب |
| Biyopsi adenokarsinom gibi görünüyordu ama değilmiş. | Open Subtitles | لقد بدت الخزعة كسرطانةٍ غديّة لكنّها لم تكن كذلك |
| Dün mahkemede biraz kafası karışmış görünüyordu. | Open Subtitles | هل هي بخير ؟ لقد بدت غريبة قليلاً بالأمس فى المحكمة |
| Bilirsin, Elliot'la tanıştığın gün oldukça sinirli görünüyordu. | Open Subtitles | لقد بدت مستاءة في اليوم الذي قابلت فيه إليوت |
| - Böyle bir şey. Gergin görünüyordu ama neden şimdi öldürsün? | Open Subtitles | لقد بدت متوترة، لكن ما السبب الذي يدفعها للقتل الآن؟ |
| Ayrıldıktan sonra gayet iyi görünüyordu. | Open Subtitles | أعني ، لقد بدت بخير بعد الخروج من العلاقة |
| Sonra Nikki'nin yüzünü gördüm. Çok mutlu görünüyordu. | Open Subtitles | ولكن بعد ذلك رأيت وجهي نيكي لقد بدت سعيدة جدا |
| Yani, biraz sıkkın görünüyordu, ama o hep öyle görünürdü, ben de onu orada öylece bıraktım. | Open Subtitles | أقصد, لقد بدت شاردة ولكنها تبدو دائما شاردة قليلا, لذا غادرت |
| - Çok bunalmış görünüyordu. | Open Subtitles | لقد بدت مستاءة بحق لقد تلقينا نداء على الاسلكى |
| Partiye geldiğimde çok mutlu görünüyordu. | Open Subtitles | عندما جئتُ لحفل العشاء، لقد بدت سعيدة حقاً. |
| Bayan Brookmire'a hizmet ederken bana oldukça dertli biri gibi göründü. | Open Subtitles | عندما كنت أخدم السيدة بروكماير .. لقد بدت لي وكأنها منزعجة للغاية |
| Senin hızlı koştuğunu hayatımda görmedim. Bana bir fahişe gibi göründü dostum. | Open Subtitles | لم أراك تعبث هكذا في حياتكَ - لقد بدت لي مثل عاهرة - |
| Sonunda babamın mektubunu okuyabildim, tıpkı şu an okuduğun kompozisyonuma benziyordu. | Open Subtitles | في نهاية المطاف قرأت رسالة والدي لقد بدت كالمقال الأخير الذي قمت بإعداده لك |
| Nazik bir kadına benziyordu. Konuşacağımız için heyecanlıydım. | Open Subtitles | لقد بدت كامرأة لطيفة وكنت متحمسة بالتكلم إليها |
| O zaman iyi bir fikir gibiydi. | Open Subtitles | لقد بدت كفكرة جيدة فى هذا الوقت الأن أعتقد أنى أخطات |