| Suda o kadar çok kaldım ki... kıçım buruş buruş oldu. | Open Subtitles | لقد بقيت في الماء اللعين حتى... تجعدت مؤخرتي، افتحي الباب الآن |
| İdare ederim ben. Tek başıma çok kaldım. | Open Subtitles | سأكون بخير, لقد بقيت لوحدي العديد من الاوقات |
| Sırf sana yemekleri tekrar ısıtmak için geç kaldım. | Open Subtitles | لقد بقيت مستيقظة حتى وقت متأخر لتسخين الأكل لك |
| İki; bir buçuk yıl işgal bölgesinde canlı kaldın. | Open Subtitles | ثانيا لقد بقيت علي قيد الحياه سنه ونصف في هذا الاقليم المميت |
| Hareketsiz kaldın, bina gittiğini sanıyor. Hareket et. | Open Subtitles | لقد بقيت بلا حركة فترة طويلة يعتقد المبنى أنك رحلت، إقفز |
| Sadece iki dakikamız kaldı. Bugünkü programı kişisel bir mesajla bitirmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد بقيت لنا دقائق قليلة واود ان اختم البرنامج بملاحظه شخصيه |
| Evet o otelde birçok kez kaldım. | Open Subtitles | نعم، لقد بقيت في مواقف الفندق من المرات. |
| Etrafı gezmek için birkaç gün daha kaldım. | Open Subtitles | لقد بقيت يومين إضافيين للتمتع بالمناظر الطبيعية |
| Etrafı gezmek için birkaç gün daha kaldım. | Open Subtitles | لقد بقيت يومين إضافيين للتمتع بالمناظر الطبيعية |
| Arkadaşımda kaldım ve uyanamamışım. | Open Subtitles | لقد بقيت مع أحد الأصدقاء واعتقد بأني استغرقت في النوم |
| Kurdukları korkutucu sms grubu yüzünden telefon numaramı kaç kez değiştirmek zorunda kaldım biliyor musun? | Open Subtitles | لقد بقيت أستقبل رسائل كره منهم هل تعرف كم مرة غيرت رقمي ؟ |
| Ben işimin başında kaldım. Bu da yetmiyormuş gibi. Elinden geleni yaptın. | Open Subtitles | لقد بقيت كي أقوم بالمهمة، وليس الأمر بهذه السهولة، ولكني أقوم بأفضل ما لدي هُنا. |
| Merak etme hep kendi tarafımda kaldım ama sana birkaç kez şaplak atmam gerekti. | Open Subtitles | علي أيّ حال , لقد بقيت علي جانبي من السياج |
| Söyleyeyim. Ben kaldım. Siz gittiniz. | Open Subtitles | سأخبركم بما حدث، لقد بقيت وأنتم رحلتم وغامرتم |
| Boşanma kağıtlarını hazırlatayım diye şehirde kaldım. | Open Subtitles | لقد بقيت في المدينه حتى أستطيع سحب أوراق الطلاق |
| Oysa sen kaldın ve bir de çocuk yaptın. | Open Subtitles | بدلاً من ذلك لقد بقيت و أنجبت منها طفلة |
| Biliyorum ki, beni korumak için geride kaldın. | Open Subtitles | لقد بقيت في الخلف لحمايتي، أعرف هذا |
| Diğerleri kaçtığında sen yanımda kaldın. | Open Subtitles | لقد بقيت بجانبي حينما هرب الآخرون |
| Teyzem hasta olduğu için onunla kaldı. | Open Subtitles | لقد بقيت مع خالتي باولا لأنها كانت مريضة |
| Bu tüm süreç boyunca onunla evli kaldı ve şimdi mi ayrılmak istiyor? | Open Subtitles | لقد بقيت متزوجة منه طول هذا الوقت والآن تريد الخلاص ؟ |
| Çalışmadan sonra biraz daha kaldı. Ben karneleri hazırlıyordum. | Open Subtitles | لقد بقيت بعد انتهاء العمل بينما كنت أصنف بطاقات التقارير |
| kütüphane ancak bir grup gönüllünün bağış toplayacak bir destek grubunu kurmasıyla kurmasıyla hayatta kalmış. | Open Subtitles | لقد بقيت مفتوحة بسبب مجموعة تطوعية وافقت على تموين المكتبة و ابقائها تعمل |