| Ve Tanrı aşkına, Barnes, çatalını görmekten bıktım. Çek şunu yukarı! | Open Subtitles | وهناك شيء آخر ، لقد تعبت من رؤية تكاسلك أفرد نفسك |
| Sana sert adam numarası çekmekten bıktım. Özledim seni Gail. | Open Subtitles | لقد تعبت من هذا الهراء يا غيل, لقد اشتقت اليك |
| Yolda karşılaştığım tiplerin bana tepeden bakmalarından bıktım artık. | Open Subtitles | لقد تعبت من غرباء الاطوار تأتون من الطريق ثم تستمرون في استفزازي |
| Benim için de öyle. Marge, bu şekilde yaşayamam. Yumurta kabuklarının etrafında yürümükten yoruldum. | Open Subtitles | انه بالنسبة لي، لا يمكنني أن أعيش هكذا لقد تعبت من السير على قشور البيض |
| Hiç kimseye bir faydam dokunmadan, bir köşede uzanmaktan sıkıldım. | Open Subtitles | لقد تعبت من كوني ممدداً و بلا فائدة لأي أحد |
| Kimliğimin, çok akıllı ve hükmeden bir erkeğin tekelinde olmasından bıkmıştım. O bir dahidir. | Open Subtitles | لقد تعبت من تهميش هويتي لصالح رجل ذكي مسيطر، إنه عبقري |
| Bu saçmalıktan sıkılmaya başladım. Arkadaşlarınla oyun mu oynuyorsun? | Open Subtitles | لقد تعبت من هذا الهراء ,هل تلعب مع اصدقائك؟ |
| Etrafta örümcek gibi dolanmandan bıktım. | Open Subtitles | لقد تعبت من رؤيتك هنا فى المنزل فأنتى مثل العنكبوت المخيف |
| Akşamlarımı sahte görüşler bildirip, dizanteriyle ilgilenen insanlarla geçirmekten bıktım. | Open Subtitles | لقد تعبت من قضاء أمسيات أحاول فيها صنع تكهنات زائفة مع أُناس يعملون من أجل الديزنتاري إنه تناول لوجهات النظر |
| Robin Hood ve fareli köyün kavalcısı havasından bıktım artık. | Open Subtitles | لقد تعبت من تمثيلي لهراء روبن هود وبايد بيبر |
| Bütün bu ıvır zıvırdan bıktım artık. | Open Subtitles | و تتمنى لو كنت ميتا لقد تعبت من كل تلك التفاهات |
| İnsanların söylediklerime müdahale etmesinden bıktım. | Open Subtitles | لقد تعبت من الناس التى تخبرنى مالا استطيع قوله |
| Bu herifi vuracağım. Beklemekten bıktım. | Open Subtitles | انا سوف اطلق النار على هذا الشخص لقد تعبت من الإنتظار |
| Biliyor musun senin hakaretlerinden bıktım artık. İyi o zaman neden bırakmıyorsun? | Open Subtitles | أتعلم , لقد تعبت من أهانتك إذن لماذا لا ترحل ؟ |
| Senin küstah kibrinden bıktım, ihtiyar. | Open Subtitles | لقد تعبت من تكبرك أيها الرجل العجوز إنحني لي |
| Senin küstah kibrinden bıktım, ihtiyar. Bana boyun eğ! | Open Subtitles | لقد تعبت من تكبرك أيها الرجل العجوز إنحني لي |
| Çok yorgunum, tahmin yürütemem. Suçlamalarından bıktım. | Open Subtitles | أنا متعبة جدا لأخمن لقد تعبت من إتهاماتك لى |
| Aranızda kalmaktan bıktım. | Open Subtitles | أتعرفين ماذا ؟ لقد تعبت من كوني في المنتصف |
| Üzgün olma. Senin üzgün olmandan yoruldum. Bunu yapma. | Open Subtitles | لا تكن أسف، لقد تعبت من كثر ما تأسف ،لا تفعل |
| Sesli mesaj bırakmaktan yoruldum Şimdi git! | Open Subtitles | لقد تعبت من ترك الرسائل على بريدك الصوتي |
| Bu sizin için bir oyun, değil mi? Ama ben oynamaktan sıkıldım. | Open Subtitles | هذة مجرد لعبة بالنسبة اليك اليس كذالك حسنا لقد تعبت من اللعب |
| Anne, suçlu gibi arka kapıdan çıkmaktan bıktım usandım artık. | Open Subtitles | أمي، لقد تعبت من المغادرة من خلال الأبواب الخلفية كالمجرمون الشائعون |