| Bu basit çiftçilerle barış konuşmak için bir buluşma ayarladım senin için. | Open Subtitles | لقد رتبت اجتماعاً من أجل عقد صفقة سلام مع هؤلاء الفلاحين الساذجين |
| Ve iyi niyet göstergesi için de, size çamaşırhanede bir iş ayarladım. | Open Subtitles | بالواقع، كعرض ذي حسن نية أولي، لقد رتبت لك العمل في الغسيل. |
| Gerek yok.Bu gece için çok özel bir program ayarladım. | Open Subtitles | لا حاجة. لقد رتبت معاملة خاصة جدا بالنسبة لنا الليلة. |
| Açık yollardan 3 farklı güzergah hazırladım. | Open Subtitles | لقد رتبت 3 طرق .إرْتَكَزَاً على طرق سليمة |
| Dragoons'un bu tarafında bir görüşme ayarladım. | Open Subtitles | لقد رتبت الموعد على هذا الاساس من ناحية الفرسان |
| Sana bir daire, bir araba ve istediğin zaman her istediğini yapacak dükkanlar ayarladım. | Open Subtitles | نعم سأفعل و لذلك لقد رتبت لك ان يصبح لديك شقة و سيارة |
| Albert Gölü'nde bir av kampına uçak ayarladım. | Open Subtitles | لقد رتبت لك ان تطير الى معسكر صيد فى بحيره البرت |
| Ama hayatım, kulede ikimiz için muhteşem bir yemek ayarladım. | Open Subtitles | لكن يا عزيزتي، لقد رتبت عشاءاً رائعاً لنا في البرج ليس بالأمر المهم، يمكننا أن نعمل عليه غداً |
| Gece, seninle birlikte bunun üzerine çalışır mıyız? Ama, sevgilim, gotik kulede bizim için mükemmel bir son yemek ayarladım. | Open Subtitles | لكن يا عزيزتي، لقد رتبت عشاءاً رائعاً لنا في البرج |
| Aranızdan küçük bir grubun Hebridan'a diplomatik bir gezi yapmanızı ayarladım. | Open Subtitles | لقد رتبت لمجموعة صغيرة منكم ليأتوا في زيارة دبلوماسية لكوكبنا |
| - Hepiniz için güvenlik ayarladım. | Open Subtitles | نعم , لقد رتبت الأمور الأمنية لكم وعائلاتكم |
| Beyaz Saray'a gitmeliyiz. - Pentagon'la bir güvenlik toplantısı ayarladım. | Open Subtitles | لابد أن نذهب للبيت الأبيض، لقد رتبت لاجتماع أمني مع البنتاجون |
| Resmi kılık. Bizi burdan alması için bir limo ayarladım. | Open Subtitles | لباس رسمي, لقد رتبت موعداً مع سيارة ليمورزين لكي تُقلنا من هنا جميعاً |
| Kardeşinin başka bir tesise naklini ayarladım, Yarın yürürlükte. | Open Subtitles | لقد رتبت موضوع نقل أخيك لسجن آخر أخف وطأة من هذا |
| Evet. Konferans için ulaşımınızı ayarladım. | Open Subtitles | أجل ، لقد رتبت لكم وسيلة نقلكم إلى المؤتمر |
| Her şeyi ayarladım, böylece Bulgaristan'a gidip okuyabilecek. | Open Subtitles | لقد رتبت جميع الأمور لذلك عليه السفر للدراسة في بلغـاريا. |
| Periyodik tablo için bu not kartlarını hazırladım, tekrar üstünden geçmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد رتبت هذه المختصرات علي حسب الجدول الدوري الذي أريد أن أتابع نعه |
| Sana Gabriel Hewitt ile bir görüşme ayarladı, ve onun konuşma konularını yalanlayabilmelisin. | Open Subtitles | لقد رتبت لك لقاء مع جابريل هيويت فى وقت لاحق اليوم ولابد ان تكون قادر لرفض |
| Kraliyet habercisinin çantasından birkaç mesajı çalmayı başardım. | Open Subtitles | لقد رتبت لكى أسرق بعض الدعوات من حقيبة الرسول الملكى |
| Pazartesi gecesi onunla motelde bir görüşme ayarladın. | Open Subtitles | في ليلـة الإثنيـن , لقد رتبت لأن تقابليـه في الموتيـل |
| Çocuklar için ufak bir gezi planladım ve seni orada görmek isteriz, koç. | Open Subtitles | لقد رتبت رحلة ميدانية للشباب ونود أن نراك هناك أيها المدرب |
| Helen, Amthor'la bana ve iki şamar oğlanına bir tanışma randevusu ayarlamış. | Open Subtitles | لقد رتبت هيلين لى موعدا مع امثور وبعض رجاله الأشرار |
| Serbest kalmanız için düzenlemeler yaptım. Yakında eve gidiyor olursunuz. | Open Subtitles | لقد رتبت للإفراج عنكِ ستأتين للمنزل قريباً |