| O gün neden kesildiğimi sormuştun. | Open Subtitles | لقد سألتني عن سبب صدمتي في الملعب ذلك اليوم |
| Onca güzel anı varken, neden hüzünlü anılara takıldığımı sormuştun. | Open Subtitles | عندما كنت مين هيونج؟ ..لقد سألتني يومها لماذا أتذكر فقط ..الذكريات الحزينة بالرغم من وجود |
| Bana bir kere görme duyumu nasıl kaybettiğimi sormuştun. | Open Subtitles | لقد سألتني ذات مرة منذ فترة كيف فقدت بصري |
| Adam, bu soruyu bana dün de sordun, ben de aynı cevabı verdim. | Open Subtitles | لقد سألتني ,يا آدم , هذا السؤال البارحة , وأنا أجيبك بنفس الإجابة |
| Bana yedi rutin soru sordun ve eski bir telefonla fotoğraf çektin. | Open Subtitles | لقد سألتني سبعة أسئلةٍ عامةٍ وحسب وإلتقطتَ صوراً لهاتفٍ عمره ثمان سنوات |
| Geçen gün bir gazeteci bana "Tanrı var mı?" diye sordu. | Open Subtitles | لقد سألتني صحفية ما منذ يومين ما إذا كان هناك رب، |
| İki küçük kız, "Babamız niçin havaya uçuruldu?" diye bana sordular. | Open Subtitles | لقد سألتني فتاتان صغيرتان: (لماذا قتل والدنا)؟ |
| Benim için yapabileceğin bir şey olup olmadığını sormuştun. | Open Subtitles | لقد سألتني إن كنت تستطع أن تفعل شيئاً لي. |
| Seni hiç özleyip özlemediğimi sormuştun ya bana seni tabii ki özlüyorum. | Open Subtitles | لقد سألتني اذا كنت قد أشتقت أليك بالتأكيد أشتقت أليك |
| Üç gün önce sormuştun şimdi söyledin. | Open Subtitles | لقد سألتني منذُ ثلاثة أيّام والآن أنتَ تخبرني |
| Bana bunun nasıl biteceğini sormuştun. Doğruyu söyledim. | Open Subtitles | لقد سألتني كيف ستكون النهاية وانا قلت الحقيقة |
| Okulun ilk günü, bana bir soru sormuştun astronotlar neden kurşunkalem kullanmamış diye. | Open Subtitles | لقد سألتني في أول يومفيالكلِّيةسؤالاً... لماذا لا يستخدمون قلم الرصاص في الفضاء ؟ |
| Bana ne istediğimi sormuştun. bir anne ve eş olarak değil. | Open Subtitles | لقد سألتني مالذي أريده ليس كزوجة و ليس كأم |
| Sana baktığımda ne gördüğümü sormuştun. | Open Subtitles | لقد سألتني حول ماذا أرى عندما أنظر إليك. |
| Microcon hakkında sorular sordun. Geçen yıl Richmond-san tarafından bize bir teklif getirildi. | Open Subtitles | لقد سألتني عن مايكروكون لقد تم الإنصاف بنا في طوكيو |
| Onu niye bıçaklayamadığımı sordun, ben de söyledim. | Open Subtitles | لقد سألتني لماذا لم أستطع طعنه، وأنا أخبرتك |
| Bana Tanrı'ya inanıp inanmadığımı sordun sonra da kafama bir silah dayadın. | Open Subtitles | لقد سألتني إذا كنتُ أؤمنُ بالرّب ثمّ وضعت مسدسا على وجهي |
| Tekrar bir araya geldiğimiz o gece bana kiminle konuşmaya geldiğimi sordu. | Open Subtitles | لقد سألتني عمن أتيت لرؤيته حقًا في الليلة التي عدنا فيها لبعضنا. |
| Bana kaç yıl geçtiğini sordu. | Open Subtitles | لقد سألتني كم باقي لي من السنوات قبل أن أرحل.. |
| Bana kendime daha önce defalarca sorduğum soruyu sordu. | Open Subtitles | لقد سألتني عن أمرٍ قد سألته نفسي مراراً وتكراراً |
| İki küçük kız, "Babamız niçin havaya uçuruldu?" diye bana sordular. | Open Subtitles | لقد سألتني فتاتان صغيرتان: (لماذا قتل والدنا)؟ |