| Onlara insanlarla daha dürüst ilişki kurabilmeyi sordum , bilirsin ? | Open Subtitles | لقد طلبتُ منهم مساعدتي في أن أغدو أكثر صراحةً مع الناس, تعلم؟ |
| Bilerek, Gece yarısından 3 dakika önce pizza sipariş ettim. | Open Subtitles | حسناً، لقد طلبتُ البيتزا قبل منتصف اللّيل بـ3 دقائق. |
| Sandalyeleri böyle bırakmayın demiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منكم أن لا تسحبوا الكراسي للخارج |
| Seksle alakalı olmayan, düşünebildiğim tek şeyi istemiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ الشيء الوحيد الذي يمكنني .التفكير فيه على أنه لم يكن جنسيًا |
| Tiroidine yüklenmenizi söylemiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منكم تسخين غدته الدرقية من الجيّد أننا لم نقم بذلك |
| Hewes ve Ortakları hakkındaki FBI dosyasını resmen talep ettim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ ملفّ تحقيق المباحث الفيدرالية الخاصّ بمؤسّسة (هيوز) وشركاء |
| Şey, geçen ay ona çıkma teklif ettim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منه الخروج في موعدٍ الشهر الماضي وقد تواعدنا معاً عدّة مرات |
| Oda servisine sipariş verdim. otel personeli buna tanıklık edebilir. | Open Subtitles | لقد طلبتُ خدمة الغرف موظفي الفندق يمكن أن يشهدوا على ذلك |
| Bay Hopewell'e bu görüşmelerde tanıklık eder mi diye sordum. | Open Subtitles | لقد طلبتُ من السيدَ (هوبويل) أن يصبحَ شاهداً لهذه الإجراءات. |
| Ona sordum. | Open Subtitles | ـ لقد طلبتُ منه و حسب |
| Çoktan sordum. | Open Subtitles | صدّقني لقد طلبتُ ذلك بالفعل |
| Ben pizzayı geçen sene sipariş ettim şimdi sana ödeme yapmayacağım dedim. | Open Subtitles | فتحتُ فإذا به رجل البيتزا، فقلتُ له لمَ تكبّدتَ عناء إحضارها يا رجل. لقد طلبتُ قطعلة البيتزا هذه العام الماضي. |
| Dönmeyecem. Bir şişe şarabı artık sipariş ettim. | Open Subtitles | لن اعود. لقد طلبتُ مسبقاً زجاجة من النبيذ. |
| Ben bir Cadillac sipariş ettim. Bu da Minivan'ın Cadillac modelidir. Benimle dalga mı geçiyorsun? | Open Subtitles | ـ لقد طلبتُ سيارة "كاديلاك" ـ إنها سيارة "كاديلاك" مُصغرة |
| Hepinize, çok aptalca bir şey yapmamı isteyin demiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منكم جميعاً أن تطلبوا مني فعل شيءٍ غايةً في الحماقة |
| Bu işin sorumlusu SWAT tim lideriyle görüşmeyi istemiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ مقابلة قائد الفريق التكتيكي. المسئول عن هذه العملية فعلياً. |
| Sana bu yarayı temizleyip sargılarını değiştirmeni söylemiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منكِ تنظيف هذا الجرح ووضع ضماداتٍ جديدة |
| İç soruşturma talep ettim. | Open Subtitles | أقصد، لقد طلبتُ تحقيقاً داخليّاً. |
| Danışmanlık teklif ettim. O da kabul etti. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منها البقاء كمستشارةٍ خاصة ولقد وافقت |
| İkimiz için sipariş verdim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ وجبة لنا |
| Pek çok defa beni ailesi ile tanıştırmasını rica ettim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ منها مراراً أن تعرّفني إلى عائلتها |
| Bu yıl sade takılıyorum. Pizza ısmarladım. | Open Subtitles | سوف اجعله بسيطاً هذه السنة لقد طلبتُ بيزا |
| İçki sipariş etmiştim. | Open Subtitles | لقد طلبتُ بعض المشروبات. |