| Dediğimi duymadın mı? Gelmesini ben istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه المجيء لابد أنه يعلم كل هذا كي يقدم شهادته |
| Kimseye söylememesini ben istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه إبقاء هذا قيد الكتمان |
| Kalmasını ben istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه البقاء |
| Yerine daha gösterişsiz ve dikkatleri üzerine toplamayacak başka birini bulmasını rica ettim. | Open Subtitles | الآن, لقد طلبت منه أن يستبدلها بشخص أقل ظهورًا أقل مثلا في جذب الإنتباه |
| Bana sarılmasını rica ettim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه أن يعانقني |
| Ona biletini sordum ve bana vurdu. Sebepsiz yere bana vurdu. Burnuma yumruk attı. | Open Subtitles | لقد طلبت منه البطاقة فضربني ضربني بدون سبب |
| Gelmesini ben istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه المجيء |
| ben istedim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه ذلك. |
| Ondan gelmesini ben istedim. | Open Subtitles | اهدأ! لقد طلبت منه المجيء |
| ben istedim, Frankie. | Open Subtitles | لقد طلبت منه ذلك يا (فرانكي) |
| - Dönmesini rica ettim. | Open Subtitles | - لقد طلبت منه العودة - |
| - Ondan Louis'i yine de işe almasını rica ettim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه تعيين (لويس) على أيّة حال |
| - Ondan rica ettim. | Open Subtitles | لقد طلبت منه. |
| Birkaç füze almamıza yardım eder mi diye sordum. | Open Subtitles | لقد طلبت منه ان كان يُمكنه المساعدة في جَلْب بعض الصواريخ ولقد قال انه بإمكانه فعل ذلك |
| Kızlar, baloya Eric'le gidiyorum. Ona ben sordum. | Open Subtitles | لقد طلبت منه ذلك لقد توليت السيطرة |
| Ona birşey sordum. | Open Subtitles | لقد طلبت منه شيئا ما |