| Bana fotoğraf çekmeyi öğretti ama şu lanet olası şeyi bir türlü kapatamıyorum. | Open Subtitles | لقد علمني كيف التقط صورة, و لكن لا يمكنني أطفاء ذلك الشيء اللعين |
| Bana mahallemizin duvarlarını hikayemi anlatmamız için nasıl bir tual gibi kullanacağımı öğretti... | Open Subtitles | الان، لقد علمني استخدام جدران باريو كما الوحة زيتية ي تخبر قصتك وقصتك |
| Bana bu tarz bir durumda çok yararlı olabilecek bazı savaş tekniklerini öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني بعض تقنيات الجيش التي قد تكون مفيدة بهذا النوع من المواقف |
| Biri bana saha çalışmasında anında karar vermenin çok önemli olduğunu öğretmişti. | Open Subtitles | لقد علمني أُستاذي أن سرعة التصرف هو مفتاح النجاح في عملنا الميداني |
| Buraya ilk geldiğimde bana Fransızca öğretmişti, ben de ona İngilizce öğretmiştim. | Open Subtitles | لقد علمني اللغة الفرنسية عندما أتيت إلى هنا وأنا علمته اللغة الانجليزية |
| Tek tanıdığım oydu. | Open Subtitles | لقد علمني كل شئ |
| Körlüğümün bir özür olmadığını, görmenin dikkat dağıtıcı bir unsur olduğunu öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني أن كف بصري لم يكن إعاقة، وأن النظر كان إلهاءًا |
| Körlüğümün bir özür olmadığını, görmenin dikkat dağıtıcı bir unsur olduğunu öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني أن كف بصري لم يكن إعاقة، وأن النظر كان إلهاءًا |
| Babam bana bildiği her şeyi öğretti. Bana daha fazlasını öğretebilecek tek kişi sizsiniz. | Open Subtitles | لقد علمني كل ما يعرفه وأنت الرجل الوحيد الذي يمُكنه تعليمي المزيد |
| Babam bir kılıç kullanma ustasıydı, Monsieur. Bana herşeyi o öğretti. | Open Subtitles | لقد كان أبي مبارزاً ماهراً لقد علمني جيداً |
| Bana nasıl oden yapılacağını öğretti ve daha birçok şeyi. | Open Subtitles | لقد علمني طريقة صنع هذه السلطة وأشياء أخرى كثيرة |
| Bana bir şarkı öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني أغنية من أجل عيد ميلاده وعلي أن أغنيها من أجله |
| -Öyle mi? -Öyle. Bana sırtüstü yüzmeyi öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني الضربة الخلفية وتركني أقود سيارته |
| Yan hücredeki adam bana biraz İspanyolca öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني الشخص الذي كان بجوار زنزانتي الاسبانية |
| Onunla uzun süre geçirememiş olsam bile, bana çok önemli şeyler öğretti biraz bilgi, ki galiba ben de şimdi bunları seninle paylaşacağım. | Open Subtitles | حتى وانا لم اعرفه لمده طويله لقد علمني اشياء مهمه جداً بعض الحكمه التي يمكنني نقلها لك الان |
| Bana New York kabadayısı aksanıyla konuşmayı öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني كيف أتقن لهجة رجل عصابات نيويورك |
| Bana her şeyi o öğretti. Araba hakkında bildiğim her şeyi. | Open Subtitles | لقد علمني كل شيئ كل شيئ أعرفه عن السيارات |
| Babam bana ne işim olursa olsun sayıyı asla kaybetmememi öğretti. | Open Subtitles | لقد علمني والدي أن مهما كانت الظروف المحيطة بك, لاتخسر أبدًا العد. |
| Hey, babam bana bilgisayarları öğretmişti ve 3.lig beyzbol koçudur. | Open Subtitles | لقد علمني والدي علوم الكمبيوتر وكان مدربي للقاعده الثالثه |
| Evet. Babam öğretmişti. Beni ava çıkarırdı. | Open Subtitles | أجل، لقد علمني أبي، اعتاد أن يأخذني للصيد |
| Tek tanıdığım oydu. | Open Subtitles | لقد علمني كل شئ |