| Bu soruyu kendi kendime çok düşündüm, demek istediğim şey bu hikâye sadece Patrick'le ilgili değil, | TED | لقد فكرتُ في هذه المسألة كثيراً، ولكن ما أردتُ قوله هو أن هذه القصة لا تتعلق بباتريك فحسب. |
| İyi olacak. Çok düşündüm. Gayet iyi olacak. | Open Subtitles | سيكون الأمر على ما يرام لقد فكرتُ بالأمر مليا |
| Buraya üçüncü sefer gelmeden önce çok düşündüm Rada. | Open Subtitles | لقد فكرتُ كثيراً قبل أن آتي الى هنا وللمرة الثالثة |
| Arayıp iptal etmeyi bile düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرتُ في الواقِع بالاتصال و إلغاء الأمر |
| Pekala. Dün hakkında düşünüyordum. | Open Subtitles | حسناً ، لقد فكرتُ بشأن الليلة الماضية ، أعلمُ بأني فزعتُ نوعاً ما بشأن البطولة |
| Onu düşündüm bile Vücudumun idrar tutma gücünü arttırmak için tuz alımımı arttırıyorum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بذلك. أنا أتناول الملح لأزيد من قدرتي على إحتجاز الماء في جسمي. |
| Üzerinde çok düşündüm ve bunu almanı istiyorum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ في هذا جيداً، و أريدك أن تحصل عليه |
| Bu sabah bunu çok düşündüm ve aklıma kimse gelmedi. | Open Subtitles | لقد فكرتُ مطولاً بشأن هذا طيلة الصباح , و و لا يمكنني التفكير بأحد |
| Bu konuyu düşündüm ve sana resmen iş teklif etmek istiyorum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بالأمر، وأودّ عرض الوظيفة عليكِ بشكل رسميّ |
| Konuştuğumuz şekide yılan ve Old English fontu üzerine çok düşündüm | Open Subtitles | إذن، لقد فكرتُ مطولاً بخصوصِ ماقلناه الثعبان، والمظهر الإنجليزي القديم، الأمر بأكمله، إتفقنا ؟ |
| Bir daha düşündüm de, arkadaşlarınla yarışmak istemem. | Open Subtitles | لقد فكرتُ قليلاً ولا أريدُ أن أجربَ وأتنافسَ معَ أصدقائكِ |
| Vee, kutunun dışındaymış gibi düşündüm ve seni bu büyük ödüle aday gösteriyorum. | Open Subtitles | حسناً، لقد فكرتُ خارج الصندوق و لقد رشحتكِ لهذه الجائزة الكبيرة |
| düşündüm de, bunu yeterince ciddiye almamışım anlaşılan. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بذلك ملياً .. و أظن بأنني لم أخذ الآمر على محمل الجد بما يكفِ |
| Bütün senaryoları defalarca düşündüm... ve eğer bunu denemezsem... savaş çıkacak. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بالأمر فعلاً، وأظن إذا لم أحاول على الأقل فعل ذلك، فستكون هُناك حرب. |
| Evet, ben de onu düşündüm. Bakıcı bulma derdinden kurtarır beni. | Open Subtitles | ،أجل، لقد فكرتُ بشأن هذا، كما تعلم .لقد وفر عليّ البحث على جليسة أطفال |
| Bu kasabadan bir parçaya ihtiyacın olur diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرتُ إنّكِ بحاجة لجزء صغير من البلدة يرافقكِ. |
| Üniversite deneyimimden bir şeyler yapabilirim diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بأن أعمل على شيئاً .من خلال خبرتي بالكليّة |
| Doktorun olarak bunu yüzlerce kez düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرتُ في الأمر مئات المرات بصفتي طبيب لكِ |
| Bunlardan birini içtiğini düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ إنه يمكنك أن تستخدم واحدة من هذه. |
| Verdiğimiz savaş hakkında düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ بالشجار الذي حصل بيننا |
| Sadece bundan kazanacağım 150 doları düşünüyordum. | Open Subtitles | لقد فكرتُ كيف سأجني 150$ فحسب من تلك الثلاجة |