| Kan değerlerine baktım, ve hastalıktan hiç bi iz bulamadım. | Open Subtitles | لقد نظرت الى تحليل دمك ولم ارى اى اثر للمرض |
| Bu kadınlardan birinin yüzüne baktım ve yüzünde, doğal merhametin gerçekten hissedildiği anlarda ortaya çıkan gücü gördüm. | TED | لقد نظرت الى اوجه هؤلاء النسوة ورأيت في وجوههن القوة التي نتجت عن وجود التعاطف الحقيقي حولهم |
| Üniversite kampüslerinde ne olduğuna baktım, öfkeyi gördüm | TED | لقد نظرت للخارج إلى الحرم الجامعي، ورأيت الغضب. |
| Sadece bana baktı ve kucakladı. Hiçbir şey demedi. | Open Subtitles | لقد نظرت لي فحسب ، وعانقتنى ولم تقل شيئاً. |
| Yüksek emtia fiyatları ile ihracat yapan ülkeler ile emtia ihracatı yapan ülkelerin büyüme oranları arasındaki ilişkiyi inceledim. | TED | لقد نظرت لأعرف ما هي العلاقة بين ارتفاع أسعار السلع الأساسية من الصادرات، والنمو في البلدان المصدرة للسلع الأساسية. |
| (kaynak paradoksu) Yeniden baktım, şu çıktı ki, sorunun asıl kritik yönü yönetim. Ekonomik yönetimin başlangıç safhası; kaynak patlamasının kime kazandıracağı. | TED | ومرة أخرى، لقد نظرت في ذلك، وقد تبيّن أن القضية الملحة هي مستوى الحوكمة، المستوى المبدئي للحوكمة الإقتصادية عند تحقق طفرة الموارد. |
| Yemek yerlerken baktım, onlar da herkes gibi kızarmış hamur yiyorlardı. | Open Subtitles | حسناً ، لقد نظرت بينما كانوا يأكلون كانت من العجين المقلي ، تماماً مثل الآخرين عزيزتى؟ |
| Yemek yerlerken baktım, onlar da herkes gibi kızarmış hamur yiyorlardı. | Open Subtitles | حسناً ، لقد نظرت بينما كانوا يأكلون كانت من العجين المقلي ، تماماً مثل الآخرين |
| Yeterince derine baktım. Daha fazla bakmak istemiyorum. | Open Subtitles | لقد نظرت بما فيه الكفاية لا أريد النظر أكثر من هذا |
| Mehaba Joe, şimdi ajandama baktım, Cumartesi başka bir işim var. | Open Subtitles | نعم يا جو .. لقد نظرت للتو في جدول مواعيدي لدي ارتباط آخر في مساء السبت |
| Doğruca onun koca mavi gözlerinin içine baktım Johnson'ı öldüren kişi sendin. | Open Subtitles | لقد نظرت مباشرةً بداخل تلك العيون الواسعو الزرقاء لقد كنت أنت من قتل جونسون |
| Ben kasetin biraz daha ilerisine baktım. Birazdan onu bulacak. | Open Subtitles | الان لقد نظرت لنهايه الشريط وهوا سيجده بعد ذلك |
| Biraz önce bir odaya baktım, bir şey neredeyse kafamı uçuruyordu. | Open Subtitles | لقد نظرت بداخل تلك الغرف هناك ..ولقد كاد شيء ما أن أن يقطع رأسي |
| Sadece çantaya baktım baba. Aslında almayacaktım ama zaten açıktaydı. | Open Subtitles | لقد نظرت فى الحقيبة فقط ولم أأخذ شئ ألا التى كانت مفتوحة بالفعل. |
| Bir çok kadına baktım ve daha önce asla daha önce hiçbir şey hissetmedim, bilirsin. | Open Subtitles | لقد نظرت الى العديد من النساء وأنا أبدا وأنا أبدا ما شعرت بشئ أنت تعرفي |
| Tanrım! Penisine baktım! | Open Subtitles | الهي لقد نظرت الى قضيبه اتمنى لو انه لم يراني |
| Ameliyathanedeki o doktor dosdoğru bana baktı. | Open Subtitles | هذه الطبيبة غى غرفة العمليات لقد نظرت إلى مباشرةً |
| O sözde anneyi gördüm. Doğrudan bana baktı. | Open Subtitles | لقد رأيت تلك التي تسمي نفسها امه لقد نظرت الي مباشرة |
| Asıl konu, Dr. Diane Sidman'a yapılan 800 tehdidi inceledim. | Open Subtitles | لقد نظرت في أكثر من 800 رسالة تهديد أرسلت الى الدكتورة ديان سيدمان |
| Kruger'a dik dik baktın,.. ...sanki suçu başkasına atmak istiyormuş gibiydin. | Open Subtitles | لقد نظرت بقسوة الى كروغر وكأنك تحاولين ان تنقلي اللوم لشخص آخر |
| Onu tanımış olmam gerekmez. Onun resmine bakınca anladım. | Open Subtitles | لم أكن بحاجةٍ إلى مقابلتها، لقد نظرت إلى صورتها و عرفت |
| Biliyor musunuz, yukarı baktığımda aylar ve diğer şeyler var. Onları gördünüz mü? | Open Subtitles | هل تعلمون، لقد نظرت إلى السماء و كان هنالك كل تلك الأقمار و ما شابه |
| - Ne var bunda. Beni daha evvel de görenler oldu. | Open Subtitles | لست خجولة , لقد نظرت نحوة من قبل |