| Pekâlâ, bak, buraya gelip aramızda olan herşey için gerçekten kötü hissettiğimi söylemek istedim. | Open Subtitles | لأخبرك أنني أشعر بالسوء لكلِ شيءٍ حصل بيننا |
| Biz sizleri boynuzlarken yaptığınız her şey için teşekkür edersem tüm beyler adına konuşmuş olurum sanırım. | Open Subtitles | أنا أعرف أنني أتحدث عن كل الرجال عندما أقول شكرًا لكن لكلِ عمل تعملونه لأجلنا بينما نحن في الخارج نستمتع بعلاقة محرمة |
| Ne kadar katı da olsa hâlâ bana yaptıkları için minnettarım. | Open Subtitles | مع أنَّهُ كان جلفاً فظاً في تعامله إلاَّ أنَّني لا زلتُ ممتناً لكلِ شئٍ قد قدمهُ وفعلهُ من أجلي |
| Neyse, bu sunucularda artık her ne vardıysa birinin bu kadar zahmete girmesi için yeterli olduğu belli. | Open Subtitles | إذاً أيّاً كان ما هيّةُ ما على تلكـ الخوادم فقد كان شيئاً سيئاً بما فيه الكفاية لدرجة خوضُ شخصٍ ما لكلِ هذا المتاعب من أجلِ إزالته |
| UGİ çalışanları için mahkeme celbi hazırladım. | Open Subtitles | لكلِ موظفٍ بالوكالة عمل بتلك الليلة. |
| Bunlar için kendimi hazır hissetmiyorum. | Open Subtitles | لا أشعرُ بأنَّني مستعدةٌ لكلِ هذا |
| Başkalarının tanıklık etmesi için, faziletlerinin yaşayan bir örneği olmak istiyorum. | Open Subtitles | ولعلّني مثالاً يُتّعظ به .لكلِ شاهد |
| Biliyorsun, bu ikimiz için de keşfedilmemiş bölge. | Open Subtitles | كما تعلم، فهذه أرض مجهولة لكلِ منا |
| Bu sözleşmenin geçerli ve uygulanabilir olması için tarafların maddi durumlarının müşterek açıklamalarına dayanması gerekir. | Open Subtitles | لهذه الأتفاقيه لكي يكون صحيحاً و إلزامياً ذلك يجب أن يسند على بيانٌ مشترك لكلِ طرف في الأمور الماليه على الظرف الأخر ... |
| Tüm bu sorular için özür dilerim. | Open Subtitles | آسَفة لكلِ هذهِ الآسئلة |
| Her ay için bir sandviç? | Open Subtitles | شطيرةٌ لكلِ شهر؟ |
| - Yaptıklarınız için teşekkürler. | Open Subtitles | شكراً لكم, لكلِ ما قدمتموه |
| Yardımların için. | Open Subtitles | لكلِ ما قدمتهُ من مساعدة |
| NOB, tüm ileriye dönük saha ajanları için çok güçlü fiziksel ve psikolojik değerlendirmeleri şart koşar. | Open Subtitles | فمنظمة (إ-ع-خ) تتطلَّب تقييماً نفسياً وجسدياً صارماً. لكلِ عملائها الميدانيين المحتملين. |
| DEO, ileriye dönük saha operasyonları için fiziksel ve biyolojik testler yapar. | Open Subtitles | فمنظمة (إ-ع-خ) تتطلَّب تقييماً نفسياً وجسدياً صارماً. لكلِ عملائها الميدانيين المحتملين. |
| Her doğum günü için pasta mı? | Open Subtitles | كعكةٌ لكلِ عيدِ ميلاد |
| Ben hazırım, Alex, her şey için. | Open Subtitles | أنا جاهزة يا (اليكس) لكلِ هذا. |
| Teşekkürler Bay Selfridge. Her şey için. | Open Subtitles | -شكراً سيد (سلفريدج), لكلِ شيء . |