| Bir önemi yok, biliyorum Ama öleceksek, ortak olarak ölmek istiyorum. | Open Subtitles | أعلم أنه لايهم لكن إذا كنا سنموت أفضل أن نكون كشركاء |
| Ama eğer biz iyi dost isek, neden beraber basketbol oynamıyoruz? | Open Subtitles | لكن إذا كنا أصدقاء لماذا لا نلعب تسديد أهداف السلة ؟ |
| Aslında, biz, onu buldum Ama yapmak istersen onu kaybetmek değil, | Open Subtitles | حقيقةً ، نحن وجدناه لكن إذا كنا لا نريد أن نخسره |
| - En kötü olasılığı düşünmüyorum Ama ikimizde de var, kimse bizimle olmak istemeyecektir o yüzden evlenelim gitsin. | Open Subtitles | أنا لن أفكر في أسوأ سيناريو، لكن إذا كنا مصابين، لا أحد سيرغب فينا، لذلك يجدر بنا الزواج فحسب. |
| Ama eğer kültürümüzü değiştireceksek buna şimdi başlamak zorundayız. | TED | لكن إذا كنا سنغير الثقافة، علينا أن نبدأ. |
| Ama dikkatli olursak, birşey olmaz. | Open Subtitles | لكن إذا كنا حزرين، سوف نكون على ما يرام. |
| Ama eğer Kenny'yi kurtaracaksak tüm gün çalışmalıydık. | Open Subtitles | لكن إذا كنا نريد أنقاذ كيني كان لا بدّ أن نوصل الطلبات كل الوقت. |
| Ama birlikte yaşayamazsak yalnız ölürüz. | Open Subtitles | لكن إذا كنا لا نستطيع العيش معاً سيموت كل واحد منا وحيداً |
| Ama şehir merkezine gidip bunu düzeltmek istersen... | Open Subtitles | لكن إذا كنا سنذهب إلى قاعةالمدينةونصلحهذا.. |
| Ama şanslıysak, Tanrı, bizi eve geri getirecek birini yolluyor. | Open Subtitles | في بعض الأحيان نضل الطريق و لكن إذا كنا محظوظين يرسل الله أحداً لكي يعيدنا إلى المنزل |
| Peki, Ama uçmakla ilgili metaforlar kullanmaya başlayacaksak ABD Sivil Havacılık Teşkilatındaki enkaz inceleyen adamlardan daha iyiyimdir. | Open Subtitles | حسنا، لكن إذا كنا سنستعير طائرة فأَنا مناسب أكثر بكثير لأن أكون مبعوث وكالة الطيران الإتحادية الذي يحلل الحطام |
| Ama eğer bunu düzelteceksek, hızlı hareket etmemiz lazım. | Open Subtitles | لكن إذا كنا ننوي حل المشكلة فيجب أن نتحرك بسرعة |
| Ama iklimsel krizi çözeceksek, pencereler ve ampullerden daha fazlasını değiştirmeliyiz. | Open Subtitles | لكن إذا كنا نطمح لحل الأزمة المناخية، يجدر بنا تغيير أشياء أكبر من اللمبات و النوافذ |
| Ama kirayı çıkarmak için geçici olarak çalışacaksak onlar son olsun. | Open Subtitles | لكن إذا كنا سنقوم بأعمال مؤقتة لدفع الإيجار، تلك ستكون آخر دفعة من الكب كيك. |
| Bebeğim, çok güzel bir tedbir Ama düzgün bir tayfayla yeniden denize açılacaksak bize bir tayfa gerekecek. | Open Subtitles | عزيزتي، هذا وقت عصيب لكن إذا كنا نريد اصطياد السفن كطاقم ملائم ثانيًا سنحتاج إذن، طاقم |
| Ama bunu yapacaksak temiz ve güvenli bir şekilde yapacağız. | Open Subtitles | و لكن إذا كنا سنفعل هذا سنفعلها بطريقة نظيفة و آمنه |
| Nasıl bir şeye bulaştığını tahmin edemiyorum Ama eğer biz haklıysak bu dosyalardaki bir bilgi binlerce insanı öldürmek için kullanılacak. | Open Subtitles | لا يمكنني تصور ما تفعليه لكن إذا كنا محقين معلومة في أحد تلك الملفات |
| Ama birbirimize düsürsek, birbirimizle asla geçinemeyiz. | Open Subtitles | لكن إذا كنا سننقلب ،ضد واحد منا لن نكون قادرين على العيش سويًا قط |
| Peki Ama yapacaksak kapanmadan önce senin ofisinde yapalım. | Open Subtitles | نعم, لكن إذا كنا سنفعل ذلك سوف نقوم بفعله في مكتبك الخاص, قبل أن تغلق المحل |
| Evet Ama gönül çalmak için okul inşa ediyorsak ikimizden birinin bununla ilgilenmesi iyi bir fikir olur. | Open Subtitles | أجل، لكن إذا كنا ننشىء مدارس لإظهار حسن النية أظنها فكرة سديدة بأن ينخرط أحدنا مباشرة في الأمر |