| Ayrıca, duydun mu bilmiyorum Ama insanlar pizzam için çıldırıyor. | Open Subtitles | ولا أعرف إن كنتِ سمعت، لكن الناس يهتاجون بشأن بيتزاي. |
| Babanın ölmesi çok üzücü Ama insanlar çok çabuk iyileştiler. | Open Subtitles | من المؤسف وفاة والدكِ لكن الناس قد تخطوا ذلك بسرعه |
| Ama insanlar kendilerine verilene kadar neye ihtiyaçları olduğunu bilmiyorlar. | Open Subtitles | لكن الناس لا يعرفون ما يحتاجون له حتى يعطى إليهم |
| Bu tsunami sirenlerinin çalışması çok önemli, Fakat insanlar sirenlerin bataryalarını çalıyorlar. | TED | من المهم أن تشتغل صافرات التسونامي هذه لكن الناس يسرقون منها البطاريات. |
| Güneşten mi, tozdan mı bilmem Ama insanlar selam verirken gözlerini kısarlar. | Open Subtitles | ربما بسبب الشمس والغبار لكن الناس يغمضون عيونهم قليلاً حين يلقون التحية |
| Gerçek bir risk hiç olmadı Ama insanlar korktular. | TED | لم يكن هناك أي خطر حقيقي، لكن الناس كان خائفين. |
| CA: Ama insanlar -- geleneksel olarak kazmanın pahalı olduğunu düşünebilir ve bu da fikre engel olur. | TED | لكن الناس يرون أن الحفر مكلّف جدًا عادةً؛ وهذا من شأنه أن يُنهي هذه الفكرة. |
| Belki bunu sormam size tuhaf gelecek Ama insanlar benim yüzümü hiç hatırlayamaz. | Open Subtitles | ربما يكون غريباً أن أسألك ذلك و لكن الناس لا يتذكرون وجهى |
| Ama insanlar farkına varırdı. Alışveriş merkezinin içinde böyle yürüdüğünüzü görürlerse anlarlardı. | Open Subtitles | لكن الناس سيعرفون، سيرونك تمشي على هذا النحو |
| Ünvanın sana ülkemizin tahtında hak iddia etme şansı veriyor, Ama insanlar, ünvanların peşinden gitmezler, cesaretin peşinden giderler. | Open Subtitles | لقبك يمنحك زعامة أسكتلندا العرش لكن الناس لا تتبع الألقاب. إنهم يتبعون الشجاعة. |
| Sonradan anlaşıldı ki, Koreliler kaçmak için toplanmışlar Ama insanlar, onların saldıracağını sanmış. | Open Subtitles | كما اتضح ، تجمع الكوريون ليهربوا لكن الناس ظنوا أنهم سيهاجموهم |
| Kiralamaya çalıştık Ama insanlar burada fazla kalamıyorlar. | Open Subtitles | نعم لقد حاولنا أن نؤجرها و لكن الناس لا تحب أن تبقى هنا طويلا |
| Cehennemde bir hale ile yanarsın, Ama insanlar hala Önsuç'a inanır. | Open Subtitles | أنت ستتعفّن في الجحيم لكن الناس سيظلون يؤمنون بمشروع ما قبل وقوع الجريمة |
| Evet biraz farklı. Ama insanlar sevdikleri için değişirler. | Open Subtitles | انه مختلف قليلا,لكن الناس تتغير من اجل من يحبون |
| Evet, biraz farklı ama... insanlar, sevdikleri için değişirler. | Open Subtitles | نعم إنه مختلف قليلاً لكن الناس يتغيرون لأجل الذين يحبونهم |
| Bu sorun değil. Ama insanlar neden hiç ağlamadığını merak ediyor. | Open Subtitles | ذلك جيد ، لكن الناس يتساءلون لماذا لم يروكِ تبكين |
| Seninle aynı sularda yüzüyoruz Ama insanlar bana sanki bir oyuncakmışım gibi davranıyorlar. | Open Subtitles | فأنت وأنا نعمل في الحقل نفسه لكن الناس يعاملونني وكأنني مجرد بهلوانية |
| Neden bilmiyorum Fakat insanlar bir cüce gördüğünde, blendır almak istiyor. | Open Subtitles | لا أعلمُ لماذا، لكن الناس يرون قزما، فـ يريدون شراء خلاّط. |
| Ama, insanların böyle anlara ihtiyacı var. En azından ben öyle düşünüyorum. | Open Subtitles | لكن الناس يحتاجون لمثل هذه اللحظات, هذا ما أظنه على كل حال |
| Ancak, insanlar genellikle böyle bir şey düşünmüyorlar, bu da işin diğer yüzü. | TED | و لكن الناس لا يفكرون غالبا بشئ كهذا و الذي هو الجزء الاخر من المعادلة |
| Başkent henüz etkilenmedi Ama halk işi şansa bırakmıyor. | Open Subtitles | حتى الآن الأحوال المتردية لم تصيب واشنطن و لكن الناس لم يخاطروا بالانتظار |
| Biliyorum, ama insan bazen rahatsız edilmemek istiyor. | Open Subtitles | أعرف انك لا تحبين ذلك ، و لكن الناس بحاجة الى بعض الخصوصية أحيانا |
| Ama millet sürekli bulmam gerektiğini söylüyor. | Open Subtitles | لكن الناس دائما يقولون لي أنه يجب أن أفعل ذلك |
| Ama herkes benzin deposu alev almadan öldüğünü söyledi. | Open Subtitles | لكن الناس الذي كانوا هناك قيل هو مات قبل أن نفخت الدبابات. |