| - Bir çocuk almayı planlıyordu ama iki çocuk aldı. | Open Subtitles | كان ينوي خطف ولد واحد و لكن انتهى المطاف بولدين |
| Üniversiteye gitmek istiyordu ama yapabildiğinin en iyisi okulun kafeteryasında çalışmak oldu. | Open Subtitles | كانت ترغب في الدّراسة، لكن انتهى بها المطاف نادلة في مطعم الجامعة |
| ama sonunda kendimizi yardım kermeslerinde ve ucuzlukçularda alışveriş yaparken bulduk. | Open Subtitles | لكن انتهى بنا الأمر بالتسوق في محلات .الجمعيات الخيرية والبضائع المختلفة |
| Darbe girişiminde bulundu ama sonunda o adada buldu kendin. | Open Subtitles | نظّم انقلاب، لكن انتهى به المطاف مجددًا في تلك الجزيرة. |
| Çifte baz çalışmıştım ama sadece çelloyu seçtim ve çalmaya başladım çünkü bunu çok seviyorum. | TED | في البداية تعلمت العزف على الكمان الأجهر لكن انتهى بي المطاف باختيار التشيللو بسبب شغفي الكبير به. |
| ama Momoko, özel bir okula gitmek zorunda kalacak. | Open Subtitles | لكن انتهى المطاف بموموكو أن ترتاد مدرسةً للأطفال المُعاقين |
| - ama Harold'u kullanmaya başlayınca hazineyi yağmalama imkanına kavuştu. | Open Subtitles | عن المشردين و لكن انتهى بها الأمر لتستخدم هارولد لكي يكون بإمكانها نهب الكنز |
| ama sonra ticari cingillar yapmaya başladi, | Open Subtitles | و لكن انتهى به الأمر في صنع أغاني الدعايات |
| Beni kovacaklarını düşünerek işe geri döndüm ama buraya transfer ettiler. | Open Subtitles | عدتُ إلى العمل و توقعتُ أنّهم سيفصلوني، لكن انتهى الأمر بنقلي فحسب. |
| ama onun yerine kızımla dışarıya çıktın. | Open Subtitles | لكن انتهى بك المطاف في الخروج مع ابنتي عوضاً |
| Dün akşam ona anlatacaktım ama onun yerine buraya geldim. | Open Subtitles | و أنا كذلك كنت سأخبرها الليلة الماضية لكن انتهى المآل بي هنا |
| Bak, Laurie olayını halledeceğime söz vermiştim, ama ona daha da yakınlaşmasıyla sonuçlandı. | Open Subtitles | انظري، أعلم أنني وعدت بالإعتناء بأمر لوري لكن انتهى بي الأمر إلى دفعه نحوها |
| 90 saniyede girip çıkmalıydım ama üç saat boyunca konuştuk. | Open Subtitles | كان يُفترض أن أدخل وأخرج خلال 90 ثانية. لكن انتهى بي المطاف بالتحدّث معه لثلاث ساعات. |
| Regl dönemleri konusunda dikkatliydim, ama yine de hamile kaldı. | Open Subtitles | كنتُ حذراً في فعل ذلك، لكن انتهى بها الأمر بأن أصبحت حامل |
| ama diğer hayalimi kovalamak için erken emekli oldum. | Open Subtitles | لكن انتهى بي الأمر بتقاعد مبكر لأتابع حلمي الأخر. |
| Ukrayna ulusuna hizmet etmek için yemin etmişlerdi ama başkalarına hizmet ediyorlardı. | Open Subtitles | هم اقسموا اليمين على خدمة الأمة الأوكرانية؛ لكن انتهى بهم المطاف بخدمة الآخرين يالهم من أشخاص سيئين |
| '...ziyaret listesinden resmen çıkarıldı.' Lori'yi de çocukları da çok seviyordu. ama sonunda hepsini kaybetti. | Open Subtitles | لقد أحب لوري وأحب الاطفال لكن انتهى به المطاف بمفرده |
| Alex başlatmış ama sonunda çok fena yaralanmış. | Open Subtitles | حسناً، أليكس بدأه لكن انتهى العراك بتعرضه لأذى شديد |
| ama masumları öldürdüm. | Open Subtitles | لكن انتهى بي المطاف الى قتل الابرياء |
| Olabilir, ama ben de ona borç vermek zorunda kaldım. | Open Subtitles | ربما . لكن انتهى بي المطاف باعطاء قرض |