| Ama ilk tercih ettiğimiz restorana gidememek... Bu doğum günü lanetinin alameti değildir. | Open Subtitles | لكن عدم قدرتنا على الذهاب لأوّل مطعمٍ نختاره، ليس إشارةً على لعنة الميلاد. |
| Ama içindeki çaresizliği, üzüntüyü... | Open Subtitles | و لكن عدم الراحة فى داخلك و حظنك الذى لا علاج له |
| Ama kodunun olmaması onu zorlar. | Open Subtitles | لكن عدم حصوله على شيفرة قد يضرّ به ويحدّ من خياراته |
| - Evet Ama yasayı bilmemek savunma olamaz. | Open Subtitles | لكن عدم إخبار السلطات أمر لانستطيع الدفاع عنه |
| Ama hava karardıktan sonra telefonu açmamak? | Open Subtitles | لكن عدم الرد على الهاتف بعد حلول الظلام ؟ |
| Ama koyduğun teşhisin arkasında durmaman yüzünden kadın neredeyse ölüyordu. | Open Subtitles | لكن عدم تمسكك بتشخيصك كاد يقتل تلك المرأة |
| Taliban gerçekten çok kötü şeyler yaptı Ama en kötüsü kadınları önemsememesi | Open Subtitles | طالبان قامت بفعل اشياء فظيعة جداً لكن عدم احترام المرأة هو أسوأ شيء |
| Söyleyecektim Ama İspanyolca konuşabildiğimi bilmemesi gizli bir gücüm varmış gibi hissettiriyor. | Open Subtitles | لكن عدم معرفتها بأني أفهم الاسبانية كأنه يجعلني أمتلك طاقة سريّة |
| Tamam, Ama sayfayı görmeme şeyi, o nasıl oluyor? | Open Subtitles | نعم , لكن عدم الحاجة لرؤية الصفحة كيف يُمكن ذلك ؟ |
| Ama Dr. Sidman'ın çalışmasını kınamanız dini bir fanatik misiniz, merak etmemi sağladı. | Open Subtitles | لكن عدم رضاك بأعمال الدكتورة سيدمان يجعلني أتساءل ان كنت متطرف دينيا |
| Biliyorum bir söz gemiyi bile batırır Ama konuşmamakta çok iyi değildir. | Open Subtitles | أعرف أنّ تأثير الأخبار الصحفية مخيف جداً، لكن عدم نشرها لا يفيد أيضاً. |
| Hiç bahsetmemişti Ama bu kadar istekli olabileceğini bilmiyordum. | Open Subtitles | حسناً، هو لا يتكلم كثيراً عن الأمر لكن عدم المعرفة قد يكون دافع قوي |
| Ama iki yarı küredeki eşit olmayan standartlar şimdi ölümcül bir dorukta seyrediyor. | Open Subtitles | لكن عدم التكافؤ المُعطى لنصفي الكرة الأرضية انتهى لذُروة مميتة. |
| Yemek yememek kötüydü, Ama sigara içmemek, bir suçtu! | Open Subtitles | عدم الأكل كان أمراً سيئاً, لكن عدم التدخين كان جريمة |
| Ama sırf yiyecek için rekabet edildiği anlamına gelmiyor. | Open Subtitles | لكن عدم تنافسك على الطعام لا يعني ألا تصير فريسة |
| Ama hiçbirşeyi sorgulamayanların da bir avukat olarak hiç bir geleceği olamaz. | Open Subtitles | لكن عدم سؤالك عن أي شيء ، يعني لا مستقبل لك كمحامي هناك ثمانية فصول ، ثمانية أسابيع |
| Endişelenme diyemem Ama sakın umudunu kaybetme. | Open Subtitles | أنا لا أطلب منك أن لا تقلقي لكن عدم فقدان الأمل. |
| Benimle dalga geçiyor olmanız sorun değil Ama ödemeyi mutlaka almam lazım. | Open Subtitles | انا يمكن ان امرر ازعاجى لكن عدم دفع المال |
| Öyle Ama Cumhuriyetçilere de vermedi. | Open Subtitles | حسناً، لكن عدم التبرع لا يعني التبرع للجمهوريين. |
| Ama neden üç haftadır aramalarıma çıkmıyor? | Open Subtitles | لكن عدم إجابتها على مكالماتي بعد ثلاثة أسابيع؟ |