| Ve sana hala bir eldiven gibi uyacak bir şey biliyorum. | Open Subtitles | و أعرف شيئاً ما يزال مناسباً لك كما يناسب القفّاز اليد. |
| En iyisi olmak zorundasın. En azından öyle olduğunu sandığım için sana para ödüyorum. | Open Subtitles | من المفترض أن تكون الأفضل فعلى الأقل أنا ادفع لك كما لو أنك كذلك |
| sana ödeme yapmayacağım demiyorum, artı kalanları evine götürebilirsin. | Open Subtitles | لا أقصد أنني لن أدفع لك كما سيتسنى لك أخذ بقايا الطعام |
| Her zamanki gibi yağsız tarafından mı? Gördüğün gibi hiç unutmuyorum. | Open Subtitles | بلا دهن لك كما اعتدت كما ترى, انا لا انسى |
| Tıpkı senin neyin varsa, benim olduğunu bildiğim gibi. | Open Subtitles | كل ما أمكله هو لك كما أعرف تماما بأن كل ما تمكله أنت هو لي |
| Benim başıma gelenin senin de başına gelmeyeceğini mi sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تظنين أن الشئ نفسه لن يحدث لك كما حدث لى ؟ |
| sana yaptığım o şeyi gerçekten telafi etmek istiyorum. | Open Subtitles | أنا حقاً أريد أن أكفر عن خذلاني لك كما فعلت سابقاً |
| Şerife yük olmadığım gibi sana da yük olmam. | Open Subtitles | ولن أشكّل عبئاً لك كما لم أفعل مع المارشال. |
| sana o şekilde tepki vereceği hakkında en ufak bir fikrim yoktu. | Open Subtitles | لم تكن لدي اي فكرة من انها ستستجيب لك كما فعلت |
| İnsanlar için endişeleniyorum. sana yanlış sebeplerle bağlanmalarından, üzülmelerinden. | Open Subtitles | سينجذبون لك كما تعلم تحت تأثير إدعاء كاذب |
| Bu sana da bana geldiği gibi acayip geliyor mu? | Open Subtitles | هل هذا محرج بالنسبة لك كما هو بالنسبة لي؟ |
| Onların başına gelen şeyin sana da olmasından korkmuyor musun? | Open Subtitles | ألست خائفاً أن يحدث لك كما حدث لهن أيّاً كان نوعه ؟ |
| Lağım farelerin umduğun gibi sana sadık kalmamışlar anlaşılan. | Open Subtitles | يبدو أن توابعك لم يكنّوا بالولاء لك كما تمنيت |
| 15 yıldır sana şaka yoluyla aşkımı itiraf ettim. | Open Subtitles | لـ خمسة عشر عاماً لقد اعترفت لك كما لو أنها مزحة |
| Biliyor musun, Bones, kendine, benim sana güvendiğim kadar güvenmelisin. | Open Subtitles | هل تعرف ما هي، العظام؟ عليك أن يكون لديك قدر الإيمان لك كما أفعل أنا. |
| "Times" gibi ödeme yapamam. Ayrıca onlar bunun farkına varmazlar. | Open Subtitles | لا يمكننى أن أدفع لك كما تدفع مجلة تايمز بجانب هذا فهم لا يريدون أن يفقدوه |
| senin için oldukları kadar benim için de gerçekler. | Open Subtitles | لقد كانوا حقيقيون بالنسبه لك كما كانوا لي |
| senin için oldukları kadar benim için de gerçekler. | Open Subtitles | لقد كانوا حقيقيون بالنسبه لك كما كانوا لي |