| Sıkıntıda olan çiftler için yemek tarifleri olan bir yemek kitabı. | Open Subtitles | إنه كتاب طبخ يحتوي على وصفات مناسبة للأزواج اللذين يعانون المشاكل |
| Sadece çiftler için yalnız. Bir flört bulursan sen de gelebilirsin. | Open Subtitles | الحفلة للأزواج فقط يمكنك الحضور إن أحضرت رفيقة |
| Hadi, her küçültmek istiyor çiftler doğru, birbirlerinin ayakkabı bir mil yürümek? | Open Subtitles | هيا ، كل معالج نفسي يرغب للأزواج أن يمشوا ميلاً بأحذية بعضهم ، صحيح ؟ |
| - Öyle görünüyor ki herkes çift olacak, bense bekarım, gelecekte umut veren heyecanlı bir şey yok, onun tanıdıklarından birinin benim için uygun olabileceğini düşündüm. | Open Subtitles | الأمر هو, المناسبة للأزواج وأنا لست ضمن زوج ولا توجد آفاق مثيرة لذا ظننت ان شخص من حشده قد يلائمني |
| Violet, sen ve Pete çift terapisi denediniz mi? | Open Subtitles | فايلوت . هل حاولتِ انتِ وبيت ان تذهبوا الى معالج نفسي للأزواج |
| İstikrarlı bir cinsel ilişki sürdüren çiftlerin ikinci özellikleri neydi? | TED | وماذا كانت السِّمة الثانية للأزواج الذين يضمنون على علاقة حميمية قوية؟ |
| Polinezya efsanesine göre çiftlere aşkta iyi şans getiyor. | Open Subtitles | الأسطورة البولنزية تقول أنها تجلب الحظ للأزواج المتحابين. |
| Yani Fink'den hep sahteleri mi aldınız? Aynı zamanda zevki olan eşler için orjinal işleri de tedarik ederdi. | Open Subtitles | كلاّ، هُو يُقدّم الأصليّة أيضاً للأزواج أصحاب الأذواق. |
| Bel altına vurmak yok kafa arkasına vurmak yok, isim söylemek yok bebek evlat edinen alışılmadık çiftler için sorun çıkarmak yok çünkü biliyorsunuz ki onlar zaten iyi bebekleri almıyorlar. | Open Subtitles | لا ضرب تحت الحزام لا ضربات الأرانب لا مناداة بالأسماء لا عمل مشاكل للأزواج الغير عاديين |
| Prenup genç çiftler için biraz sıkıntılı olabilir. | Open Subtitles | إذن معاهدة ما قبل الزواج قد تكون، تعلمون غير مريحة بعض الشيء للأزواج |
| Güzel. Çünkü davetli değilsin. Sadece çiftler. | Open Subtitles | ممتاز, لأنَّك لست مدعواً من الأساس للأزواج فقطِ |
| çift terapisine normal evlilikleri ve normal sorunları olan çiftler gider ama bizim evliliğimiz de sorunlarımız da normal değil. | Open Subtitles | لأن علاج الأزواج وجد للأزواج العاديين الذين يعانون من مشاكل عادية، وهذا ليس نحن. |
| Özellikle de orada evlenen çılgın çiftler için. | Open Subtitles | للأزواج للقيام بالشيء جنونا من الجميع، تزوج. |
| Görünen o ki; Vegas çiftler için o kadar da kötü bir yer değilmiş. | Open Subtitles | حسنا، حيث اتضح ذلك، فيغاس ليست أسوأ مكان للأزواج بعد كل شيء. |
| çift terapisini Kelly istedi diye kabul ettiğini biliyorum. | Open Subtitles | لكن انظر . لاأظن انك وافقت على العلاج النفسي للأزواج |
| "Ve işte bu yüzden çift kostümü giyme işini çiftlere bırakıyoruz" dedi bilgece. | Open Subtitles | و لهذا نترك أزياء الأزواج للأزواج قالتها بحكمه |
| Şampanya brunchı, odada çift kişilik masaj. | Open Subtitles | وجبة غداء بالشـامبانيـا تدليك للأزواج بالغرفة |
| Bu palyaçoyu internette gördüm çiftlerin sürekli seks yapması gerektiğini söyleyip duruyordu. | Open Subtitles | لقد رأيت هذا المهرج على الانترنت يتفاخر و يتباهى عن كيف للأزواج يمارسون الجنس طوال الوقت |
| Ne de olsa bu sadece bir tatil değil, çiftlerin psikolojik danışmanlık inzivası. | Open Subtitles | وبعد، هذه ليست مجرد إجازة إنه منتجع إستشارات للأزواج |
| çiftlerin birbirini öldürmeden birlikte yaşlanmasını... doğa bu şekilde sağlıyor olmalı. | Open Subtitles | -أعتقد أن الطبيعة تسمح للأزواج بالتقدم في العمر دون أن يقتل أحدهم الآخر |
| Ev güneye bakıyor, ve bina genç çiftlere daha uygun bir yapıda.. | Open Subtitles | الوحدة بها تكيف مركزي والبناء مناسب للأزواج الشابة |
| Açılış konuşması eşler için değil. | Open Subtitles | الخطيب الرئيسي ليس للأزواج والزوجات |