| Ama ben bir sürü hikaye biliyorum, çocuklara da anlatabilirim. Benimle gel. | Open Subtitles | لكنّي أعرف الكثير من القصص قصص يمكنني أن أخبرها للأولاد تعال معي |
| Freddy'nin çocuklara satmak için hazırladığı golf oyununun parçası olduğu çoraplardan. | Open Subtitles | فقط بعض الشرابات فريدي يريد بيعها للأولاد كجزء من فيديو للغولف |
| Neden bu zorluklarla yüzleşen çocuklara destek sağlamıyoruz? | TED | لماذا لا نقدم الدعم للأولاد الصغار الذين يواجهون هذه التحديات؟ |
| Bir hayır kurumu ve çocuklar için daha iyisini yapmakla ilgili biriyle tartışıyordu. | Open Subtitles | هو يتحدث مع شخص ما عن حدث خيري و كيف سيقوم به للأولاد |
| Hayır, harcayacak vaktim yok 24 saat sonra çocukların yanına döneceğim. | Open Subtitles | لن أضيع وقتي علي العودة للأولاد خلال أربع و عشرون ساعة |
| Demek istediğim, dürüst olalım ki, insansız hava araçları erkekler için oyuncakta son nokta. | TED | أعني، دعونا نكون صادقين، الطائرات بدون طيار هي اللعبة الافضل للأولاد. |
| Zaten bütün kazancını çocuklara gönderip düşük maaşlı bir memur gibi yaşıyor. | Open Subtitles | يُرسلُ للأولاد تقريبا كل راتبه ويعيش مثل كاتب بسيط ماذا تريدين معرفته أكثر من هذا؟ |
| Verandada çocuklara kitap okuyordum... birdenbire içime bir sıkıntı girdi. | Open Subtitles | "جلستُ على الشرفة أقرأ للأولاد حكايات" "وفجأة, شعرت بشيء غريب" |
| çocuklara radyodan komik gazeteleri okurdu ve hemen hemen bu şehrin en iyi belediye başkanı oydu. | Open Subtitles | كان يقرأ القصص المضحكة للأولاد في الراديو وكان احسن رئيس بلدية عرفته المدينة |
| çocuklara seslenip... uyuşturucular hakkında konuşmak istiyordu. | Open Subtitles | وتقوم بهذا الأمر حيث تتكلم للأولاد عن المخدرات |
| çocuklara seslenip... uyuşturucular hakkında konuşmak istiyordu. | Open Subtitles | وتقوم بهذا الأمر حيث تتكلم للأولاد عن المخدرات |
| O deli kızın çocuklara öğrettiği oyunu oynuyorduk. | Open Subtitles | كنا نلعب تلك اللعبة المجنونة التي علمتها الحاضنة للأولاد |
| Son bir haftadır, Havlu engelli çocuklar yaz kampında çalışmaktaydı. | Open Subtitles | الاسبوع الماضي كانت المنشفه تعمل في المخلم الصيفي للأولاد المعاقين |
| Ailesi kanser olan çocuklar için kurulan bir sohbet odasında. | Open Subtitles | في غرفة محادثة للأولاد مخصصة للأولاد الذين أهلهم مصابين بالسرطان |
| Biliyorsun, çocuklar için o kadar hediye getirmenize gerek yoktu. | Open Subtitles | تعلمين .. لم تكوني مضطرة لجلب كل تلك الأغراض ..للأولاد |
| çocukların oyun oynarken giyeceği giysiler hakkında konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | هل أستطيع الحديث معك عن ملابس للأولاد حين يلعبون؟ |
| Genelde peynir söylerim, ama bu sefer benim çocukların yeni bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledim. | Open Subtitles | للجبن في الغالب، لكن عندما أخبرته إحتاج للأولاد سياره جديده |
| Berg, Kate - lroquois... Bir dakika. Bunu erkekler kampı sanıyordum ben. | Open Subtitles | انتظروا لحظة لقد إعتقدت إنه سيكون معسكرا للأولاد |
| Bazı oğlanlar beni kırdı, çok gençken, erkeklerin bir kızı kırmak için neler yapabileceğini bilmiyordum. | TED | كسرني بعض الأولاد ، عندما كنت صغيرة جدا، لم أكن أعرف ما يمكن للأولاد القيام به لكسر فتاة، |
| Yırtınıyorum, ama burası o kadar erkek merkezli bir yer ki, röntgenleri ve testleri bir türlü zamanında yaptıramıyorum. | Open Subtitles | كنتأركلمؤخرات، لكن هذا المكان مجرد نادٍ للأولاد لا يمكنني أن أحصل على نتائج الأشعة أو التحاليل في الوقت المحدد |
| Ayrıca, günün özel gösterisi olarak sizlere, Sierra çocukları Koro'sunu takdim ediyorum. | Open Subtitles | و لدينا أيضاً وصلة ترفية اضافية من أوركسترا سييرا للأولاد |
| Buradaki pek çok şey gibi bunun da sadece oğlanlara mahsus olması gerekiyor. | Open Subtitles | كان من المفترض أن يكون للأولاد فقط مثل معظم الأشياء هنا |
| Terapi ya da çocuk psikologu önerebilirim. | Open Subtitles | أنصحك بأن يخضع لعلاج أو ان يستشير طبيباً نفسياً للأولاد. |
| Bir kız, erkeklere çekici görünmek için daima böyle şeyler yapar. | Open Subtitles | تستطيع الفتاة أنْ تفعل دائماً أشياء لتبدو أكثر جاذبية بالنسبة للأولاد. |
| Gece çocuklarla ben eve geldim, o ise tesisatçılarla tiyatroda kaldı. | Open Subtitles | لقد كان يسهر مع العاملين ليلاً, وكنت أذهب إلى البيت للأولاد |