| Saldırıdan sonra canavarı görüntüsünü çekebilmek için, birçok ahmak insan belirdi. | Open Subtitles | العديد من الفضوليين ظهرو بعد الهجوم الناس تتطلع الي نظرة للوحش |
| canavarı benim için canlandır, sonra da dile benden ne dilersen. | Open Subtitles | أعيد الحياة للوحش وستحصلين على أي شئ تريديه |
| Bu, Canavarın hediyesi. Pekâlâ Rambo, rolünü iyi oynuyorsun! Ne istiyorsun? | Open Subtitles | هذه هدية للوحش حسناً يا رامبو ، لقد اثبت وجهة نظرك فما الذي تريده؟ |
| O gece o resmi çizerken, silahlı Canavarın resmini, | Open Subtitles | , عندما رسمت تلك الصورة الليلة الماضية للوحش الذى يمسك ببندقية |
| Ve hepimiz Enok Vll de bulunan canavara ne olduğunu hatırlıyoruz. | Open Subtitles | أعتقد أننا جميعاً نتذكر ما حدث للوحش فى رواية إينوك سبعه |
| İşte bizi tek gözlü canavara yem yapmak isteyenler. | Open Subtitles | هنا الرجال الذين كانوا سيطعموننا للوحش ذو العين الواحده |
| Bulamazsam, Canavar maması olacağım. | Open Subtitles | أذا أنا لم أعد سالماً, أذا أنا طعاما للوحش. |
| Bir Canavar sadece insanların olmadığı bir dünyada yaşayabilir | Open Subtitles | يمكن للوحش أن يعيش فقط, في عالمٍ يخلو من البشر. |
| İntikam alma girişimlerim canavarı eğlendiriyordu ve beni yere yıktı. | Open Subtitles | و محاولاتي كانت تسلية للوحش وطرحني أرضاَ |
| Tabi ki! Çığlık canavarı için kesinlikle hazır olacağız. | Open Subtitles | رائع، سنكون مستعدين للوحش الصارخ بالتأكيد |
| Ama o kafirler beni buldu ve benimle canavarı beslediler. | Open Subtitles | ولكنِ تم القبض علي بواسطة الملحدين ، وأطعمونى للوحش |
| Holt'un içimdeki canavarı dışarı salmış halimi görmesine gerek yok. | Open Subtitles | ليس هناك حاجة هولت لمشاهدة لي إطلاق العنان للوحش. |
| Ebedi Canavarın ilk gerçek işareti, senin gözetiminde ve Onu okumamıza izin vermiyor musun? | Open Subtitles | العلامة الأولى الحقيقية للوحش الأبدي وأنت لا تدعنا ندرسها ؟ |
| Canavarın tek zayıflığı bu. | Open Subtitles | هذه هي نقطة الضعف الوحيدة للوحش |
| Canavarın kaburgaları arasına hapsolmuş son öğününü buluyorlar. | Open Subtitles | ...لقد وجدوا آخر وجبة للوحش مدفونة بين أضلاعه |
| Oraya çıkıyoruz Canavarın resimleri çekiyoruz onları gazetelere satıp zengin, zengin oluyoruz. | Open Subtitles | ...سوف نذهب إلى هناك ...ونأخذ بعض الصور للوحش ونبيعهم إلى الجرائد ثم نُصبح أغنياء، أغنياء، أغنياء |
| Biliyoruz ki çocuklarımız vahşi bir canavara kurban ediliyor. | Open Subtitles | نعمل ان اطفالنا يذهبون ضحايا للوحش المتوحش |
| Ona işkence edip, kafasını bir sopanın ucuna geçiriyorlar, ve ada üzerinde süzülen, tanrı zannettikleri bir canavara sunuyorlar. | Open Subtitles | قاموا بتعذيبه و وضع رأسه على عصا حادة كقربان للوحش الذي يحوم خول الجزيرة |
| Bizi canavara götürebilirler ama onu yok etmek zorunda kalacağız. | Open Subtitles | ،يمكنهم قيادتنا للوحش لكن سيتعين علينا تدميره |
| Canavar için seçtiğim yeni beyin çok basit. | Open Subtitles | العقل الجديد الذي أخترته للوحش ! بسيط للغاية |
| Eğer o bulmadan biz bulamazsak, hepimiz Canavar yemi oluruz. | Open Subtitles | إذا لم نجده قبلة سنكون الطعام للوحش. |
| İnsanlar ne kadar korkup, nefret etseler de Canavar onları Rahl'dan koruyordu. | Open Subtitles | بقدر خوف الناس وكرههم للوحش, بقدر ما أبقاهم سالمين من "رال" |