| Güvenlikten sorumluyum, belge güvenliği, fiziksel güvenlik, personel güvenliği, erişim yetkileri. | Open Subtitles | أنا مسئؤل عن الأمن، سرية الوثائق، الأمن الماديّ، الأمن الشخضي، مِثّل التصريحات الرسمية للأشخاص للولوج لمعلومات سريّة. |
| Bunu zaten içinde olan bir sihre erişim sağlamak olarak düşün. | Open Subtitles | اعتبريها طريقة للولوج إلى قوى سحريّة موجودة بداخلكِ سلفًا |
| Hesap sanal bir hesapmış, ve erişim sadece şifre ile oluyormuş. | Open Subtitles | إنّه حساب برقم، تمّ إنشاؤه بغرض الخصوصيّة، لذا السبيل الوحيد للولوج إليه بكلمة سريّة فقط. |
| Şu an için, güvenli bir yerden CTU'un arşivlerine girmem gerekiyor. | Open Subtitles | الان .. أحتاج للولوج لأرشيفات الوحدة من مكان اّمن |
| Binaya girmek için giriş kodunu aldık ama her noktada göz tarayıcıları varmış. | Open Subtitles | لدينا رمزه للولوج إلى المبني، لكن هنالك ماسحات بصريّة في عند كلّ نقطة. |
| Oraya girmemiz gerektiğinin senden çok daha farkındayım! | Open Subtitles | إنّي عليم عنكَ بقدر إحتياجنا للولوج إلى هناك. |
| Dünya çapındaki veriye üst düzey erişim hakkımız var. | Open Subtitles | لدينا مستوى عالي من التصريح للولوج للمعلومات في جميع أنحاء العالم. |
| 2011 Terörizmi Önleme Kanunu gereğince bu terminale erişim gerekiyor. | Open Subtitles | نحتاج للولوج لهذا الكمبيوتر تحت قانون الوقاية من الإرهاب لسنة 2011. |
| Bakalım bize sunucuya erişim izni verecek mi. | Open Subtitles | لنرى إن كان بمقدورهم مساعدتنا للولوج لذلك الخادم |
| Bu maksatla Kalite Güvence'ye verilen geniş erişim ve gözetim izinlerinin yeni, daha disiplinli bir ekip kuruluncaya kadar dizginlenmesi gerekecek. | Open Subtitles | ولتحقيق هذا الأمر يجب أن نضع حدًا للولوج الموسع والرقابة الممنوحة لضمان الجودة حتى يتم تعيين فريق مبدئي جديد |
| Muhbir dosyalarına erişim için komuta kademesinin izni gerek. | Open Subtitles | تحتاج لموافقة الكابتن للولوج إلى ملفات المخبرين السريين |
| Ama evet, biri banka borcunu ödemediğinde gizli mal varlığı var mı diye mali kayıtlarına erişim hakkımız doğuyor. | Open Subtitles | لكن هذا في البنك، في حالة الإهمال الشخصي فلدينا الحق للولوج إلى نظامهم وسجلات الحسابات للعثور على أي ممتلكات سرية. |
| Yoğunsunuz biliyorum ama Hükümet Binası'nın restorasyon şemasına erişim izni talebinde bulunmak istiyorum. | Open Subtitles | أعرف أنكِ مشغولة جدًا ولكني أود طلب تصريح للولوج إلى مُخططات آخر ترميمات الكابيتول |
| Onu yerle bir etmeye adamış insanların topladığı tüm ses ve dijital verilere tamamıyla erişim sağlıyor. | Open Subtitles | لديه إمكانية كاملة للولوج إلى الإرسالات الصوتية والرقمية الصادرة عن الأشخاص الذين من المُفترض عليهم أن يقضوا عليه |
| Savcı Hobbs'u arayıp, eski davalarına erişim izni isteyeceğim. | Open Subtitles | (سأتصل بالنائب العام (هوبز للولوج إلى قضاياه لمدة أربع سنوات؟ |
| Meğer Goodman'ın şirketinin Kate Kealoha'nın kızlık soyadıyla açılmış bir hesaba erişim hakkı varmış. | Open Subtitles | تبين أن شركة (غودمان) لديها منفذ للولوج الى حساب بنكي قديم باسم (كايت كايلوها) قبل أن تتزوج |
| erişim şifresine ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج كلمة مرور للولوج! |
| Şu an için, güvenli bir yerden CTU'un arşivlerine girmem gerekiyor. | Open Subtitles | الان .. أحتاج للولوج لأرشيفات الوحدة من مكان اّمن |
| Bakanın özel ofisine girmem gerek. | Open Subtitles | أنا بحاجة للولوج إلى مكتب رجل الكونجرس الخاص |
| Tamam, ama hesaplarına girmek için | Open Subtitles | حسنا، لكن للولوج إلى حساباته بالقرصنة، |
| Yetkisini FBI ve CIA dosyalarına girmek için kullanıyormuş. | Open Subtitles | حسناً، كان يستخدم تصريحه للولوج إلى نصوص قديمة من الـ" أفبي أي "و الـ "سي أيأيه" |
| Oraya girmemiz gerektiği konusunda sizden daha farkındayım. | Open Subtitles | إنّي عليم عنكَ بقدر إحتياجنا للولوج إلى هناك. |
| Oraya girmemiz gerekiyor! | Open Subtitles | إننا في حاجة للولوج! |