| Ve kendimi geri çektim gerçek halimi görmene izin vermek istemedim. | Open Subtitles | و هذا أخافني و تراجعت و لم أريدك أن ترى حقيقتي |
| Bensiz gitmeni istemedim. Aslına bakarsan, gitmeni de istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تقلعي بدونى في الحقيقة ، لم أكن أريدك أن تقلعي على الإطلاق |
| Bak, sadece senin onu görmeni istemedim, çünkü Widow erkek arkadaşların en iyisi değildi, ve bana sarkacağını biliyordum. | Open Subtitles | فقط لم أريدك أن تراه لأنه لم يكن الأفضل بالسبه لي وأعف انه سيخذلني |
| Tamam, öncelikle ameliyat başarılı geçti ikinci olarak da oraya gelmeni dahi istememiştim. | Open Subtitles | حسناً، أولاً، العملية كانت ناجحة، و ثانياً، لم أريدك هناك. |
| Ben sadece ilk tanıştığımızda her şeye yanlış başlayalım istememiştim. | Open Subtitles | انا فقط لم أريدك ان تأخذي انطباع أولي سيء عني عندما تقابلنا لأول مرة |
| Senin öğrenmeni istememiştim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تكتشفى ذلك |
| Yeni yıIda yalnız olmanı istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تكون وحيدا فى ليلة رأس السنة. |
| Hayatın boyunca bir şey olabilir diye endişelenmeni istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تنتظري لبقية حياتك قلقة على شيء ربما لن يحدث أبداً |
| Aslında senden kaçmıyordum. Vaktini harcamak istemedim sadece. | Open Subtitles | لا، لم أكن أتحاشاك لم أريدك فقط أن تضيع وقتك |
| Princeton'a gidip beni burada bırakmanı istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تذهبي إلى برينستون وتتركيني هنا |
| Kısa süren tanışıklılığımızın en önemli kısmını kaçırmanı istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تفوت الفائدة الكبيرة من فترة تعارفنا الوجيزة |
| Ama benim için endişelendiğinden dolayı annene yardım etmemeni istemedim. | Open Subtitles | لكني لم أريدك ألا تُساعد أمك لأنك قلق علي |
| Ama daha sonra mutfağa sızıp bir kase meyve aldım çünkü sızlanmanızı istemedim biraz portakal, birkaç elma ve biraz dut, böğürtlen. | Open Subtitles | لكن بعد ذلك تسللت إلى المطبخ وأحضرت لك وعاء من الفواكه لأنني لم أريدك أن تبكي بعضًا من البرتقال والتفاح والتوت |
| Diğerleri kadar kuvvetli olmadığımı düşünmeni istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تعتقد أني لست بقوة الأخريات |
| Ekildiğini düşünmeni istemedim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تظني أن هناك من رفضك |
| Çünkü seni üzmeyi istememiştim. | Open Subtitles | لأنى لم أريدك ان تُجرح |
| En baştan beri seni burada istememiştim. | Open Subtitles | لم أريدك هُنا من المقام الأول |
| O kadar uzağa gitmeni istememiştim. | Open Subtitles | لم أريدك أن تذهبي لذلك البعد! |