| Ama bizden birine karşı işlenmiş bir suç olacağını hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن إنها ستكون من أجل جريمة قتل واحد منا. |
| Biliyor musun ikimizden birinin savaş meydanları dışında bir yerde başarılı olabileceğini hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | أتعرف لم أكن أظن أن أحداً منا سينجح فى شئ سوى المعارك والحروب |
| Ben de birisinin kıçının av mevsimi hariç bu kadar sert olacağını hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | تعلمون ، لم أكن أظن انه من الممكن لشخص ما ليكون الحمار أشد من الثور الذي يطير خلال الموسم. |
| Bunu söyleyeceğimi hiç sanmazdım sadece bir kez, iyi bir erkekle tanışabilseydim, ...sadece seksten fazlasını isteyen biriyle. | Open Subtitles | لم أكن أظن أننى قد أقول هذا ولكن ولو لمرة أتمنى أن أقابل شاب حساس ولطيف شاب يريد أكثر من ممارسة الحب |
| Bunun hiç olacağını sanmazdım ama artık kayıp değilim." | Open Subtitles | لم أكن أظن ان هذا سيحدث ولكني لست ضائعًا بعد الآن |
| Bu kadar şanslı olacağımı hiç düşünmezdim. | Open Subtitles | لم أكن أظن من قبل أنني سأكون محظوظاً محظوظاً |
| Sonunda yalnız kalacağım hiç aklıma gelmemişti. | Open Subtitles | لم أكن أظن أن الحال سينتهي بي وحدي |
| İnsanların onun için üzülmesine sebep oldunuz. Bunun olabileceğini hiç sanmıyordum. | Open Subtitles | لقد جعلت الناس يشعرون بالأسف من أجله لم أكن أظن أن هذا ممكن |
| Bu kadar uzak olabileceğini tahmin etmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن إنه بعيد هكذا |
| Bu kadar çok fazla uğraştıracağını gerçekten hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن حقاً أن العمل سيكون كثيراً هكذا |
| Bu kadar çabuk kavrayabileceğini hiç düşünmemiştim açıkçası. | Open Subtitles | لم أكن أظن أنكِ ستستوعبين هذا الأمر بسرعة |
| Bunu söyleyeceğimi hiç düşünmemiştim, ama şükürler olsun ki polis geldi. | Open Subtitles | لم أكن أظن بأنني سأقول هذا ولكن حمداً لله بأن الشرطة وصلت |
| Bunun bir problem olduğunu hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لذا لم أكن أظن أن ذلك يشكل مشكلة |
| Ben... ben Robert'ın başını derde sokacağımı hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن أننى سأوقع "روبرت" فى مشكلة |
| Çok özür dilerim. Ben... ben Robert'ın başını derde sokacağımı hiç düşünmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن أننى سأوقع "روبرت" فى مشكلة |
| Bir kanun adamının bu tarz şeylere ilgisi olacağını sanmazdım. | Open Subtitles | لم أكن أظن بأن رجل شرطةسيكون مهتماً بهذه الأمور؟ |
| Anlaşmayı hak ettiğimi sanmazdım. | Open Subtitles | لم أكن أظن أنني أستحقيت العقد. |
| Darren'ın senin tipin olduğunu sanmazdım. | Open Subtitles | لم أكن أظن أن (دارين) من الأنواع المفضلة لكِ |
| John Tillman... Çirkin suratını gördüğüme sevineceğimi hiç düşünmezdim. | Open Subtitles | يا رجل, لم أكن أظن بأنني سأسُر برؤية وجهك القبيح |
| Çirkin suratını gördüğüme sevineceğimi hiç düşünmezdim. | Open Subtitles | يا رجل, لم أكن أظن بأنني سأسُر برؤية وجهك القبيح |
| Bu günü göreceğim hiç aklıma gelmezdi. | Open Subtitles | لم أكن أظن أبداً أنني سأرى هذا اليوم |
| Kızağa girebileceklerini hiç sanmıyordum. | Open Subtitles | شكراً لله، للحظة لم أكن أظن أن بمقدور أربعتهم الصعود على الزلاجة |
| Bu kadar cesur olabileceğini tahmin etmemiştim. | Open Subtitles | لم أكن أظن أن لديكِ الجرأة |