| O çok iyi, beni terk etmedi. O bana aşıktı, sadece bana. | Open Subtitles | إنها بخير , انها لم تتركني لإنها تحبني أنا فقط |
| O çok iyi, beni terk etmedi. O bana aşıktı, sadece bana. | Open Subtitles | إنها بخير , انها لم تتركني لإنها تحبني أنا فقط |
| Hoşçakal dememe bile izin vermedin. | Open Subtitles | انك حتى لم تتركني أودعه لن أراه مرة أخرى أبدا |
| Neden önce benim okuyup tavsiye vermeme izin vermedin? | Open Subtitles | لماذا لم تتركني اعطي ملاحظاتي عليها اولا؟ لانكِ لستِ المحرره الخاصة بي |
| Niye beni bulduğun yerde bırakmadın ki? | Open Subtitles | لماذا لم تتركني حيث أتيت بي ؟ |
| Eğer havyardan yememe izin vermezsen, çığlık atarım. | Open Subtitles | إذا لم تتركني آكل من هذا الكافيار سوف أصرخ |
| Riskleri paylaşmama izin vermezseniz nasıl öğreneceğim? | Open Subtitles | كيف لي ان اتعلم اذا لم تتركني اشارك فى هذه المخاطرة؟ |
| Belki kafamız uyuşuyordur. Annem ben altı'mdayken terk etmedi. | Open Subtitles | لربما لدي وجهة نظر ، فهي لم تتركني في السادسة من عمري |
| Bu sloganlar beni asla terk etmedi, onları hâlâ duyabiliyorum. | Open Subtitles | ,تلك الشعارات لم تتركني وشأني أبداً أظن أنني ما زلت أسمعها |
| Ama beni başka bir bodrum katı için terk etmedi! | Open Subtitles | لكنها لم تتركني من أجل قبو آخر |
| Annem beni terk etmedi. Babam beni hiç dövmedi. | Open Subtitles | ،أمي لم تتركني أبي لم يضربني أبداً |
| Şey, açık olmak gerekirse, beni onun için terk etmedi. | Open Subtitles | حسناً لأكون واضحاً هي لم تتركني لأجله |
| Fakat çocukluğumda edindiğim bu tecrübeler beni hiç terk etmedi. | Open Subtitles | لكن حبراتي كطفل لم تتركني ابدا ..مهما |
| Bir kere bile kazanmama izin vermedin. | Open Subtitles | أنك لم تتركني أبداً أفوز مرة واحدة |
| Anlamıyorum. Neden orada parçalara ayrılmama izin vermedin? | Open Subtitles | لا أفهم، لماذا لم تتركني أموت هناك ؟ |
| Neden gitmeme izin vermedin? | Open Subtitles | لماذا لم تتركني وشأني؟ |
| neden beni olduğum yerde bırakmadın ki. | Open Subtitles | لما لم تتركني أينما كنت؟ |
| Evet eğer kanepede yatmama izin vermezsen otel güvenliğini çağırıp seni seks suçuyla suçlarım. | Open Subtitles | نعم و اذا لم تتركني انام على الاريكة أنا ساتصل بأمنَ الفندقِ و ساتهمك بالتحرش الجنسي |
| Bunu yapmama izin vermezsen olacak olan o. | Open Subtitles | هذا بالضبط ما سيحدث , أن لم تتركني افعل هذا. أنلمتتركنيافعلهذا, |
| Teslim olmama izin vermezsen kızı öldürürüm. | Open Subtitles | أذا لم تتركني أستسلم سأقتلها الأن |
| Eğer şimdi görmeme izin vermezseniz, Bir şeyler olmasını sağlayacağım. | Open Subtitles | إذا لم تتركني أراه الآن سوف أعمل شيء ما |