| Açıkçası ben Jane'in hareketlerinden çok o kadınınkilerden dolayı endişeliyim. Polis, Dahl'ın kimliğini basına bildirmemişti. | Open Subtitles | لنكون صادقين ، أشعر بالقلق إزاء سلوكها أكثر مما أشعر به تجاه سلوكه ، الشرطة لم تصدر |
| Açıkçası ben Jane'in hareketlerinden çok o kadınınkilerden dolayı endişeliyim. Polis, Dahl'ın kimliğini basına bildirmemişti. | Open Subtitles | لنكون صادقين ، أشعر بالقلق إزاء سلوكها أكثر مما أشعر به تجاه سلوكه ، الشرطة لم تصدر |
| Silahım ve rozetim var ama daha resimli kimliğim çıkmadı. | Open Subtitles | معي الشارة والمسدس ولكن القيادة لم تصدر البطاقة المصورة بعد |
| Onu süngülerle delik deşik ederlerken bile sesini çıkarmadı. | Open Subtitles | حتى بمنوابتهم على طعنها. رغم هذا لم تصدر أي صوت. |
| Üzücüdür ki, ...Tütün Araştırmaları Akademisi böyle bir bilgiyi daha önce yayınlamadı. | Open Subtitles | هذا محزن أن أكادمية دراسات التبغ لم تصدر ذلك هذا النوع من المعلومات في وقت سابق. |
| Kadın, nefes almak dışında hiç ses çıkarmıyordu. | Open Subtitles | لم تصدر هذه المرأة صوت عدا التنفس |
| En azından, New York Times'a çıkmadı. Evet, haklısın. | Open Subtitles | على الأقل لم تصدر بصحيفة نيويورك تايمز |
| Saat 9:59 ve hala çıkmadı. | Open Subtitles | ربما، لكننا متخلفون بدقيقة لم تصدر بعد -أعد التحديث |
| Sesi hiç çıkmadı, Mark. Acıya hiç de dayanamazdı halbuki. | Open Subtitles | لم تصدر أي صوت بالرغم من قوة الألم |
| Geçen hafta masasından düştü, çıtını bile çıkarmadı. | Open Subtitles | لقد وقعت عن الطاولة الأسبوع الماضي و لم تصدر صوتاً |
| Bir saati aşkın süredir çıt çıkarmadı. | Open Subtitles | لم تصدر صوت منذ ساعة |
| Çıt bile çıkarmadı. | Open Subtitles | إنها لم تصدر زقزقة |
| Halk Sağlık Bölümü, son haftada hiçbir güncelleme yayınlamadı. | Open Subtitles | قسم الصحة العامة لم تصدر أي تحديث منذ الأسبوع الماضي |
| Babamın teknesi kayalara çarpınca böyle gürültü çıkarmıyordu! | Open Subtitles | مركب أبي لم تصدر كل ! تلك الضوضاء عندما ارتطمت بالصخور |
| Nalları çimenlerde hiç ses çıkarmıyordu. | Open Subtitles | حوافره لم تصدر صوتاً على العشب |