| Bir saattir bu yoldayız, ama tek araba bile görmedik. | Open Subtitles | يا عزيزي , الأمر هو أننا في هذا الطريق منذ أكثر من ساعة و لم نرَ سيارة أخرى |
| Görsel olarak. Görsel olarak işaretledim. Ama senin nereden geldiğini görmedik. | Open Subtitles | بصريًا، حدّدتها بصريًا، لكننا لم نرَ الموضع الذي ظهرت منه. |
| Her şeyin, dozunda olması gerektiği gibi bir anlayış vardır ancak biz o dozun işe yaradığını görmedik. | Open Subtitles | أعتقد، أن هناك تصوّر بأن كل شيء حسن بالاعتدال، صحيح؟ لكننا لم نرَ أنّ الاعتدال يُفلِح. |
| JJ, bu ülkede şimdiye kadar bu tür bir Grand Prix turnuvası görmemiştik. | Open Subtitles | لم نرَ هذا النوع من بطولات الجائزة الكبرى في هذه الدولة من قبل. |
| Tek bir şişe alkol görmediğimiz halde burası aşırı canlı. | Open Subtitles | هذا المكان جميل جدًا بما أننا لم نرَ قنينة كحول واحدة. |
| Birbirimizi 30 yıldır görmüyoruz. 32 yıl! | Open Subtitles | لم نرَ بعضنا خلال 30 سنة، بل 32 سنة! |
| Biz, balıkçılar, yıllardır bir peder görmedik. | Open Subtitles | نحن الصيّادون لم نرَ قساوسة منذ سنوات |
| Hıristiyanlığın başlangıcından beri değişim yaratacak daha büyük bir güç görmedik. | Open Subtitles | منذ فجر المسيحية لم نرَ قوة أكبر للتغير |
| Eğer sen bir şey görmediysen, biz de bir şey görmedik. | Open Subtitles | لم نرَ شيئاً ما دمت لم ترَ شيئاً. |
| Birbirimizi görmedik uzun süredir, öyle değil mi? | Open Subtitles | منذ زمن طويل لم نرَ بعضنا البعض، صحيح؟ |
| Sadece bunun gibi bir sey daha önce hiç görmedik. | Open Subtitles | الأمر أنه أننا لم نرَ شيئاً كهذا من قبل |
| Bunu da görmedik... | Open Subtitles | الآن , لم نرَ ذلك بأنفسنا أيضاً |
| - Tabela görmedik. - Nereye gidiyordunuz? | Open Subtitles | لكننا ، لم نرَ أية إشارة - أين كنتما متجهين؟ |
| Silah sesini duyduğumuzdan beri hiç kimseyi görmedik. | Open Subtitles | مذ أن سمعنا الطلقة لم نرَ روح أخرى. |
| Yedi yıldır bu ülkede başarılı olan bir saldırı görmedik. | Open Subtitles | "إجراء وقائي، لم نرَ هجوماً ناجحاً على هذه البلاد منذ سبع سنوات." |
| Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştik. | Open Subtitles | لم نرَ شيئًا كهذا مطلقًا من قبل |
| Sezon başladığından beri James Hunt'tan böylesine bir hırs görmemiştik. | Open Subtitles | إننا لم نرَ هذا القدر من الحماسة... من (جيمس هانت) طيلة الموسم. |
| Daha önce hiçbir insanda görmediğimiz kadar güçlü bir bağışıklık sistemi var. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}.لديها جهازٌ مناعيٌّ قويٌّ فريدٌ من نوعه لم نرَ له مثيلاً عند بشرٍ آخرين. |
| Daha önce hiçbir insanda görmediğimiz çok özel bir bağışıklık sistemine sahip. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}.لديها جهازٌ مناعيٌّ قويٌّ فريدٌ من نوعه لم نرَ له مثيلاً عند بشرٍ آخرين. |
| - Bu aykırılık farklı daha önce hiç görmediğimiz bir yan etkisi var. | Open Subtitles | -من هنا ليلة الأمس. -هذا الخلل مختلف... هناك عرض جانبي به لم نرَ له مثيلاً من قبل. |
| Regina, biz bu şekilde görmüyoruz. | Open Subtitles | حسناً يا (ريجينا) نحن لم نرَ الأمر بهذه الطريقة |