| Ama şimdi trajedini unutmak için bir şansın var çocuğum. | Open Subtitles | ولكن الآن,هناك فرصة لنسيان المآسى يا طفلتى |
| Hatta o kadar güzeldir ki, tüm erkekleri unutmak için denemelisin. | Open Subtitles | هو عدا ذلك لطيف يجب أَن تحاولي . . لنسيان كل الرجال. |
| Buraya dün olanları unutmaya hazır olarak geldim ama bugün tavrının daha iyi olmasının umurumda olmadığını söylemeliyim. | Open Subtitles | لقد جئت مستعده لنسيان ما حدث البراحه لكن يجب ان أقول .. انا لا أهتم بنغمت كلامك على العموم اليوم |
| Birbirinizi sevmeniz uzun zaman aldı unutma ki ben uzun zamandır onunlayım | Open Subtitles | ...لا يأخذون وقتاً طويلاً لكي يحبوا شخصاً ما لكنهم يأخذون وقتاً طويلاً لنسيان ذلك الشخص... |
| Savaş sebebiyle nasıl davranmamız gerektiğini unutmanın gereği yok. | Open Subtitles | لا داعي لنسيان أخلاقنا بسبب اشتعال الحرب |
| Kendini unutup bana iyi şeyler hissettirmeye ne oldu? | Open Subtitles | ماذا حدث لنسيان نفسكَ وإشعاري بالسّعادة ؟ |
| İnsanın dertlerini unutması için iyi bir uğraştır. | Open Subtitles | إنها طريقة رائعة لنسيان متاعب الحياة |
| Benim köyümde insanlar bunu hayatlarının zorluğunu unutmak için çiğnerler. | Open Subtitles | في قريتي، يمضغون هذه الأوراق لنسيان صعوبة معيشتهم. |
| Bir ilişkiden yeni çıktım da... Buraya her şeyi unutmak için geldim. | Open Subtitles | نعم، خرجت للتو من علاقة ما وأتيت لهنا لنسيان كلّ شيء |
| Bildiğin şeyleri unutmak için çok geç. | Open Subtitles | حسنا,لقد فات الأوان لنسيان ما كنتِ تعرفينه الأن |
| Ben her şeyi unutmaya hazırım. Benimle görüşmesen de sorun değil. | Open Subtitles | أنا مستعده لنسيان كل شيء وأنك رفضت أن تقابلني |
| Bilmiyorum. Buraya gelen insanların yüzlerini unutmaya çalışırım. | Open Subtitles | لستُ أدري، أسعي لنسيان الأناس الذين يأتون لهنا |
| Eski hayatını unutma şansı tanıyor sana. | Open Subtitles | لقد اعطي لك فرصة لنسيان حياتك القديمة |
| Zannedersem geçmişi unutma vaktimiz geldi. | Open Subtitles | ...أعتقد أنه حان الوقت لنسيان الماضي |
| Acıyı unutmanın yollarından biri, tamamen kendini verebileceğin bir şey yapmak. | Open Subtitles | طريقة واحدة لنسيان الألم هو أن تفعل شيئا ان تكونوا في تماما. |
| Biliyor musunuz, çoğu kız için burada olup bitenleri unutmanın tek yolu biraz rujdan geçer. | Open Subtitles | تعلم، لمعظم الفتيات وضع القليل من أحمر الشفاه هي الطرّيقة الوحيدّة لنسيان ما يحدثُ هنا |
| Buraya dertlerimizi unutup, atıştırmaya geliyoruz. | Open Subtitles | إنّه حيث نأتي لنسيان مشاكلنا، ونتاول وجبة خفيفة |
| Cezbetmedim. Her şeyi unutması için etki altına falan da almadım. | Open Subtitles | لم أغويه، ولم أذهنه لنسيان كلّ شيء. |
| Eninde sonunda, bu Afrika şeylerini unutman gerek. | Open Subtitles | عاجلا أم آجلا ، ستضطر لنسيان تلك الأشياء الأفريقية |
| Zihnimizde canlanan görüntüyü silmeye çalışırken sana nasıl yardımcı olabilirim. | Open Subtitles | وفي خضم محاولاتنا لنسيان الصورة اللتي رسمتها لنا فكيف يمكن لي ان اساعدك؟ |
| Yaptıklarını arkasında bırakmaya kararlı. | Open Subtitles | يقول إنه على استعداد لنسيان خيانتك للأمانة. |
| Bana gelince, lütfen Gaziler Günü'nüzü kutlamayı unuttuğum için beni affedin. | Open Subtitles | بالنسبة لي، فأرجو أن تعذرني لنسيان أن أهنئك بمناسبة يوم قدامى المحاربين |
| Çocuğum hakkında her şeyi unutturmak üzere onu etki altına almam konusunda anlaşmaya vardık. | Open Subtitles | وافق على السماح لي بإذهانه لنسيان ما يعلمه عن طفلتي |
| Artık bütün bunları arkada bırakmanın başka yolu yok. | Open Subtitles | لا توجد طريقة أفضل من هذه لنسيان الأمر |
| Merak etme, adımımı dışarı attığım an her şeyi unutmam için beni etki altına aldı. | Open Subtitles | لا تقلق أذهنني لنسيان كلّ شيء حالما أغادل |