| Bu soruya cevap vermeyeceğim. Bu oyundaki bir soru değil, Anne. | Open Subtitles | لن أجيب على هذا السؤال انه سؤال غير رسمى يا أمى |
| Bilmiyorum bu soruya cevap vermeyeceğim. İstediğiniz kadar sorun. | Open Subtitles | أنا لا أعرف ، لن أجيب على مثل تلك الأسئلة |
| Gece boyunca ölüm telefonlarına cevap vermeyeceğim artık. | Open Subtitles | لن أجيب على مهاتفات الموتى طوال اللّيل بعد الآن. |
| Gay olduğunu itiraf etmediğin sürece daha fazla cevap vermiyorum. | Open Subtitles | لن أجيب على شئ بعد الآن إلى أن تعترف أنك منحرف |
| Yasal danışmanın tavsiyesine göre hiçbir soru cevaplamayacağım. | Open Subtitles | بناء على مشورة محامي قانوني لن أجيب على أي أسئلة |
| - Avukatım olmadan hiçbir soruya cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن أجيب على أي سؤال إلا في وجود المحامي الخاص بي |
| Tamam, istersen sen buna inanmaya devam et ama ben cep telefonuma hiç cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | حسناً, يُمكنك الإستمرار في تصديق هذا , إذا أردت ذالك . لكنني لن أجيب على هاتفي الخلوي |
| - Buna cevap vermeyeceğim. - Ne kadar zamandır onunlasın? | Open Subtitles | أنا لن أجيب على ذلك - منذ متى وأنت تعاشرها؟ |
| Beni bir şeyle suçlamayacaksan eğer artık sorularına cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن أجيب على أي أسئلة أخرى لك إلا إذا كنت ستتهمني بتهمة ما |
| Beth olmadan başka bir soruya cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | لا ، أنا لن أجيب على أي أسئلة آخرى من دون بيث |
| Hiçbir sorunuza cevap vermeyeceğim, ...o zaman yapmak zorundasınız. | Open Subtitles | لن أجيب على أي من أسئلتك إذا عليك أن تفعلها. |
| Buna cevap vermeyeceğim çünkü bunun işbirliğiyle hiçbir alakası yok. | Open Subtitles | لن أجيب على ذلك لن أجيب على ذلك لأن هذا ليس له علاقة بأمر التواطؤ |
| Doğal olarak bu sorularının hiçbirine cevap vermeyeceğim ama sormandan dolayı etkilendim. | Open Subtitles | بالطبع, لن أجيب على أيٍ من أسئلتك ولكنني منبهرة بها. |
| Avukatım gelene dek hiç bir soruya cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن أجيب على أي سؤال الا أن يأتي محامي الخاص |
| Sana ya da kimseye saygısızlık etmek istemiyorum Ama buna cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | أصغي، لا أقصد أي ازدراء لكِ أو لأي أحد آخر لكنني لن أجيب على هذا |
| Avukatım olmadan başka soruya cevap vermeyeceğim. | Open Subtitles | لن أجيب على أسئلتك أكثر بدون وجود محامٍ |
| cevap vermeyeceğim, çünkü inanıyorum ki konumuz bu değil. | Open Subtitles | بأن تنام معها ؟ - لن أجيب على ذلك - لأنني مؤمن في قلبي |
| Avukatım gelene kadar hiçbir soruya cevap vermiyorum. | Open Subtitles | لن أجيب على المزيد من الأسئلة حتى يحضر المحاميّ |
| Washington Post'un yorumlarına cevap vermiyorum. | Open Subtitles | لن أجيب على أي من اتهامات الواشنطن بوست |
| Yasal danışmanımızın tavsiyesine göre hiçbir soru cevaplamayacağım. | Open Subtitles | بناء على مشورة محامي قانوني لن أجيب على أي أسئلة |
| Sendika temsilcim olmadan daha fazla soruyu cevaplamayacağım. | Open Subtitles | أنا لن أجيب على أي أسئلة أخرى بدون وجود مندوب نقابتي |
| Buna cevap bile vermem. Oyunculuğumla meydan okuyorum. | Open Subtitles | لن أجيب على سؤالك، هذا يعتبر أحد أكبر التحديات التي قد يواجهها الممثل |