| Son sanat tarihi derslerinden birini, asla ama asla unutmayacağım. | TED | آخر إحدى الحصص التاريخية الفنية، لن أنساها لن أنساها أبدأً. |
| Zamanın başbakanı parlamentoya, bütçe konuşması yapmak için gitti ve asla unutmayacağım bazı şeyler söyledi. | TED | وذهب رئيس الوزراء في ذلك الوقت إلى البرلمان ليلقي خطاباً عن الميزانية، وقال بعض الأشياء التي سوف لن أنساها ابدأ. |
| Bunların arasından asla unutmayacağım gayretli bir avukat var. | TED | من بين تلك النصائح، كانت هنالك واحدة قوية لن أنساها. |
| Teşekkür ederim. Bu hiç unutamayacağım bir geceydi. | Open Subtitles | لكنْ شكراً لك كانت أمسيةً لن أنساها |
| Benim de hiç unutamayacağım bir geceydi. | Open Subtitles | إنها ليلة لن أنساها أيضاً |
| Bu saygısızlık ve bunu asla unutmayacağım | Open Subtitles | إنه فقدان أساسى للإحترام و لن أنساها, أيضاً |
| Yazın kokusunu, sağanak yağışı ve parıldayan yıldızlı geceleri asla unutmayacağım. | Open Subtitles | رائحة الصيف و وابل العواصف الرعدية بالاضافة الى النجوم المتألقة في السماء هي الأشياء التي لن أنساها |
| Söz veriyorum, ne onu ne de benim için yaptığını asla unutmayacağım. | Open Subtitles | أعدك بأني لن أنساها أبدا ليس بعدما فعلت كل ذلك لاجلي |
| ..asla unutmayacağım tiyatrodaki ilk dostuma. | Open Subtitles | اللطيفة والطيبة التي... لن أنساها ما حييت... |
| Bana söylediğin bu sözleri, asla unutmayacağım. | Open Subtitles | إن الكلمات التى قلتها لى إننى لن أنساها |
| - Yeteri kadar hatırlıyorum, asla unutmayacağım. | Open Subtitles | -ما فيه الكفاية لأعلم بأنها ليلة لن أنساها أبداً |
| - Yeteri kadar hatırlıyorum, asla unutmayacağım. | Open Subtitles | -ما فيه الكفاية لأعلم بأنها ليلة لن أنساها أبداً |
| Bilmeni istiyorum ki dün geceyi asla unutmayacağım. | Open Subtitles | ... أريدك ان تعرف ... ليلة أمس ... لن أنساها أبداً ... |
| Bilmeni istiyorum ki dün geceyi asla unutmayacağım. | Open Subtitles | أريدك فقط أن تعلم.. الليلة الماضية... لن أنساها أبداً |
| asla unutmayacağım 15 dakika.... | Open Subtitles | كانت الـ15 دقيقة التي لن أنساها أبداً |
| O kadar şaşırmıştım ki. Onu asla unutmayacağım. | Open Subtitles | يالها من صدمة لي لن أنساها ما حييت |
| Onu asla unutmayacağım. İyiliği hayatımı değiştirmişti. | Open Subtitles | لن أنساها أبداً غير لطفها حياتي |