| Tek bir kurşun seni öldürmez. Ama gümüş değişmeni önler. | Open Subtitles | طلقة واحدة لن تقتلك الفضة تمنع عملية التحول |
| İlk olarak diski bana vereceksin kemiklerine kurşun sıkmam seni öldürmez ama hayatın boyunca keşke ölsem dedirtir. | Open Subtitles | لكن أولاً ستعطيني القرص المدمج و إلا سأضع الرصاصات في أماكن لن تقتلك لكنها ستجعلك تقضي بقية حياتك تتمنى لو قتلتك |
| İlk olarak diski bana vereceksin aksi halde öyle yerlerine sıkarım ki seni öldürmez ama hayatının kalanını keşke öldürseydi diyerek geçirirsin. | Open Subtitles | لكن أولاً ستعطيني القرص المدمج و إلا سأضع الرصاصات في أماكن لن تقتلك لكنها ستجعلك تقضي بقية حياتك تتمنى لو قتلتك |
| Ama seni öldürmeyecek olan bu kaya tuzunu suratına sıkmaktan çekinmem. | Open Subtitles | ولكنني أعلم جيداً أن طلقة من الملح الصخري لن تقتلك. |
| Önce annen seni öldürmezse bil ki ben öldüreceğim. | Open Subtitles | مهلا. أنت تعرف أنني سأقتلك، إذا أمك لن تقتلك أولا. |
| Dombili Fred'le yatmak seni öldürmediyse, çocuğunu doğurmak da seni öldürmez. | Open Subtitles | إذا لم يقتلك الكذب بشأن الدهون القديمة لن تقتلك ولادة هذا الطفل , أيضاً |
| - Bu seni öldürmez. | Open Subtitles | -فقط دقيقتان في عيد ميلاد أبنائك -هي لن تقتلك |
| İşe yaramayan bir tavsiyede daha bulunmak seni öldürmez. | Open Subtitles | مشوره بسيطه نصف صحيحه لن تقتلك |
| Adamım, ufak bir miktar seni öldürmez. Hadi. | Open Subtitles | يارجل, هذه القطعة الصغيرة لن تقتلك. |
| Peki,biraz sürme seni öldürmez. | Open Subtitles | حسناً ، ماسكارا صغيرة لن تقتلك |
| Biraz domates sosu seni öldürmez Watson. | Open Subtitles | القليل من الماريجوانا لن تقتلك واتسن. |
| Güneş seni öldürmez ama yine de uzak durulması gerek. | Open Subtitles | الشمس لن تقتلك لكن يجب أن تتجنبها |
| Rakunlar seni öldürmez tatlım. | Open Subtitles | حيوانات الراكون ، لن تقتلك عزيزي |
| İlki seni öldürmez. | Open Subtitles | الرصاصه الأولى لن تقتلك |
| Neden? seni öldürmez, değil mi? | Open Subtitles | لن تقتلك ,أليس كذلك؟ |
| Merak etme, seni öldürmez. | Open Subtitles | لا تقلقي. المادة لن تقتلك |
| Birazcık kültür seni öldürmez. | Open Subtitles | قليل من الثقافة لن تقتلك |
| bir tane muz seni öldürmez tatlım. | Open Subtitles | موزة واحدة لن تقتلك يا عزيزتي |
| O makineni içinde seni öldürmeyecek bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك أيّ شيء في ماكنة البيع التي لن تقتلك. |
| O makineni içinde seni öldürmeyecek bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك أيّ شيء في ماكنة البيع التي لن تقتلك. |
| Tabii bakışlarıyla seni öldürmezse! | Open Subtitles | إن كانت النظرة إليه لن تقتلك |