| Birlikte, bu çılgınlığı durduracağız ve Bu topraklara barışı getireceğiz. Sevgili baban... | Open Subtitles | سوف نوقف سوية هذا الجنون و نجلب السلام لهذه الأرض و الحب |
| Bu topraklara geldiğim zaman bu krallık kaos batağındaydı. | Open Subtitles | عندما قدِمتُ لهذه الأرض, هذه المملكة كانت غارقة في الفوضى. |
| Patroniçe Bu topraklara ilk geldiğinde bakıyor ama görmüyordu. | Open Subtitles | عندما جائت السيدة رئيسة لأول مرة لهذه الأرض لقد شاهدت لكنها لم تُدرك |
| Evet, bu çok açık. Ama bu dünyaya geldiğimden beri öğrendiğim bir şey var. O da West ailesine karşı gelmemek gerektiğidir. | Open Subtitles | طبعا، لكن تعلمت شيئا منذ جئت لهذه الأرض وهو عدم العبث |
| Bak, bu dünyaya hatalarımı telafi etmeye gelmiştim ama artık anladım ki, sen haklıymışsın. | Open Subtitles | حسنًا، ربما فعل انظر، أتيت لهذه الأرض بحثًا عن الخلاص ولكنّك محق |
| Balta girmemiş Ginseng bitkisinin şu anki değeriyle Bu arazinin alan ölçüsünü çarparsak ve diğer görünebilir bitki örtüsüyle kaplı yerleri çıkarırsak... | Open Subtitles | القيمة الدارجة للنبات القديم مضروبة بالقدم المربع لهذه الأرض ناقص المنطقة المشغولة بنباتات مرئية أخرى |
| Bu topraklara tek başıma barış getiremem. Müttefiklere ve aileme ihtiyacım var. | Open Subtitles | لا يسعني جلّب السلام لهذه الأرض لوحديّ، سأحتاجُ لحلفائي ولعائلتيّ |
| Umalım ki bu, topraklara barış ve huzur getirsin. | Open Subtitles | دعنا نأمل أن هذا سيجلب السلام والاستقرار لهذه الأرض |
| Bu topraklara tekrardan bolluk getirebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا إعادة الازدهار لهذه الأرض |
| bu dünyaya o yüzden geldim. | Open Subtitles | لذا جئت لهذه الأرض لأعيد كتابة تاريخي |
| Bu arazinin tek gerçek sahipleri Arapaholar. | Open Subtitles | الملاك الحقيقيين لهذه الأرض "هم قبيلة "الأرابو |
| - Bu arazinin sahibi. | Open Subtitles | . إنّه مالكٌ لهذه الأرض |