Sanırım Bayan Clayton başka bir vasıta bulmak zorunda kalacak. | Open Subtitles | أظن أن آنسة كلايتون ستحتاج لوسيلة أخري للمواصلات. |
Eğer ileride araca, yada bir şeye ihtiyacın olursa her ne olursa , lütfen, hiç çekinme. | Open Subtitles | إذا كنت بحاجة لوسيلة نقل في المستقبل، أو أي شيء، أي شيء كان، أرجوك، لا تترددي |
Özgürlük, kazıklanmanın bir diğer adı, başka bir şey değil. | Open Subtitles | الحريّة مجرّد كلمةٍ أخرى لوسيلة إضافيّة لخداعك |
Daedalus'un kalkan gücünü artırmanın bir yolunu buldum. | Open Subtitles | لقد توصلت لوسيلة لزيادة قدرات دروع الديدالوس الواقية |
Sizi eve döndürmenin bir yolunu bulmuş olabiliriz. | Open Subtitles | ربما نكون قد توصلنا لوسيلة لعودتك الي الوطن. |
Önemli olan onu durduracak bir yol bulmamız. | Open Subtitles | ما يهمنا هو أننا نحتاج إلى التوصل لوسيلة لإيقافه. |
Benim geleneğime mecbur kaldı ve "bizim geleneğimiz" yapmanın bir yolunu bulduk. | Open Subtitles | وتوصلنا بطريقة ما لوسيلة تجعلها خاصة بكلينا. |
Öyleyse onu korumanın bir yolunu bularak geri dönmek için sadece akşama kadar vaktimiz var demektir. | Open Subtitles | إذا كان كذلك إذاً سوف يتركنا حتى حلول الظلام من أجل التوصل لوسيلة لحمايته |
Yoksa barbarca bir şiddet gösterisinde mi bulunacaksın? | Open Subtitles | أو ستحرقني حياً أم تلجأ لوسيلة همجية من العنف ؟ |
Ve müsabaka günü hızla yaklaşırken zafer kazanmasını sağlayacak bir yöntem planlamaya koyuldu. | Open Subtitles | و مع اقتراب موعد المباريات بسرعة بدأ يخطط لوسيلة تضمن له انتصاره |
Böylece bazı öğrenciler ve bazı tipteki bilgiler için, çizgi roman medyasının bu iki yönü, görsel ortamı ve kalıcılığı, onu inanılmaz derecede güçlü bir eğitim aracı kılıyor. | TED | لذا فبالنسبة لبعض الطلاب وبعض أنواع المعلومات، هاتان الخاصيتان لوسيلة القصص المصورة، طبيعتها البصرية وأبديّتها، تجعلانه أداة تعليميّة قويّة جدًّا. |
- Evet, başka bir araba lazım. | Open Subtitles | نحن فى حاجة لوسيلة مواصلات أخرى |
Askeri bir taktik olarak, Oldukça ünlü bir isim. | Open Subtitles | إنها جملة مشهورة لوسيلة عسكرية |
Sanırım buna bir çözüm bulabilirim. | Open Subtitles | أعتقد إيجادي لوسيلة لإنجاح الأمر |
Daha hızlı bir iletişime ihtiyaç duyulduğu açıktı. | Open Subtitles | أصبحت هناك حاجة واضحة لوسيلة اتصال أسرع |
Daha iyi bir yol bulmamız gerek. | Open Subtitles | نحتاج لوسيلة أفضل للقيام بالأمر. |
Belki de farklı bir ikna metoduna ihtiyacınız vardır. | Open Subtitles | لربما أنتما بحاجة لوسيلة إقناع أخرى |
Sana Teorisi 101 dersi der ki bir kapı her zaman bir yere geçişi sembolize eder. | Open Subtitles | الباب يرمز دوماً لوسيلة دخول لمكانٍ ما. |
bir yolunu bulmalıyız Hidra güçleri bölmek. | Open Subtitles | نحن في حاجة لوسيلة نفرق بها قوات هايدرا |
bir araç bulmalıyız. | Open Subtitles | نحتاج لوسيلة نقل |