| Şunu da belirteyim, eğer sizden biri olsaydım ben de aynı kararı verirdim. | Open Subtitles | أريد أن أضيف، لو أنّني لو كنت واحداً منكم لكنت توصّلت لنفس الحكم |
| Her zaman kendime özen göstermek zorunda olduğum... eğer beni böyle pijamalarla görürlerse... tam anlamıyla sosyal bir intihar olur. | Open Subtitles | أشعر كما لو أنّني أحتاج لأكون هنا طوال الوقت, أعني لو أنّهم رأوني بالبيجاما المنقوشة, |
| eğer acı çekiyorlarsa, acılarını hissederdim. Ve eğer sebebi bensem kendimi suçlu hissederdim. | Open Subtitles | كانوا يتأذون ، و شعرتُ بآلامهم، و كنتُ أشعر بالذنب لو أنّني سبب آلامهم. |
| Her sabah kalktığımda, bu sorunun doğru cevabını Keşke bilmeseydim diyorum. | Open Subtitles | أستيقظ كلّ صباح متنياً لو أنّني لم أعرف إجابة هذا السؤال |
| Her sabah kalktığımda, bu sorunun doğru cevabını Keşke bilmeseydim diyorum. | Open Subtitles | أستيقظ كلّ صباح متنياً لو أنّني لم أعرف إجابة هذا السؤال |
| eğer incinirlerse, üzülürdüm. | Open Subtitles | كانوا يتأذون ، و شعرتُ بآلامهم، و كنتُ أشعر بالذنب لو أنّني سبب آلامهم. |
| eğer doğurmak üzere olmasaydım, verdiğin hapın keyfini çıkartabilirdim. | Open Subtitles | أتعرف، لو أنّني لاأوشك أن ألد طفلاً لكنت استمتعت بهذا حقّاً |
| Onu tekrar görebilseydim eğer aramızdaki şeyleri yoluna sokmak için uğraşırdım. | Open Subtitles | لو أنّني أتمكن من رؤيتها مرةً أخري كُنت سأحاول تصحيح الأمور بيننا. أفتقدها كثيراً. |
| Tüm bildiğim eğer o ekmeği domuza vermiş olsaydım kendimi pek çok beladan kurtarmış olacaktım. | Open Subtitles | كلّ ما أفهمه أنّني كنتُ وفّرتُ على نفسي الكثير من المُعاناة لو أنّني فقط، أعطيتُ ذلك الخبز للخنزير |
| eğer buna başkanlık ediyor olmasaydım, Senin avukatın olurdum. | Open Subtitles | سأخبركِ، لو أنّني لم أكن الرئيس على .هذه القضية، لكنت سأصبح محاميكِ بنفسي |
| Babamdan almasını istedim ama hayır dedi eğer gerçekten isteseymişim, oraya atmamam gerekiyormuş. | Open Subtitles | أردتُ استعادته واستجديتُ أبي ليأت به، لكنه رفض قائلاً... لو أنّني أردتُه حقاً، فلن أرمه في أوّل مرّة. |
| eğer savaşıyorsam, kazanacağım. | Open Subtitles | لو أنّني سأتعارك، فالأحرى بي أن أفوز |
| eğer ben kendimi banyoda bassaydım ve benden kıyafetlerimi alsaydım, ..."Kıyafetlerimi bana geri ver seni seksi kasaba şırfıntısı" derdim. | Open Subtitles | لو أنّني فوجئتُ في حمّامي و أُخذتْ ثيابي منّي، سأقول " أعيدي لي ثيابي ! أيّتهاالسافلةالقرويّةالجذّابة". |
| eğer onun o gemiye binmesine izin vermeseydim eğer burada olsaydı şansımızı zorladığımız konusunda beni uyarırdı. | Open Subtitles | أعني، لو أنّني لم أتركه يدخل إلي تلكَ السفينة... لو كان هنا، كان سيحذرني أننا قد نفذ منّا الحظّ. |
| eğer orgazm olacağımı hissedersem peki? | Open Subtitles | وإذا شعرت كما لو أنّني على شفا بلوغ حافة الأورغازم... |
| Sam, eğer burada hem garson hem de alay konusu olarak hizmet vereeeksem daha çok para kazanmam gerekir. | Open Subtitles | فليكن في علمك يا (سام) لو أنّني سأكون في نفس الوقت نادلةً و محور النّكت لديكم فإنّ عليّ أن أتقاضى أجراً أوفر |
| Keşke bu kağıtları birleştirdiğimi söyleyebilseydim. | Open Subtitles | أتمنى لو أنّني أستطيع إخبارك بأنّني أعدت تجميع هذه الوثائق. |
| Keşke bilsem ama anlaşılan çok gizli. | Open Subtitles | أَتمنّى لو أنّني عَرفتُ، لكن على ما يبدو أنه سرّي للغاية. |
| Keşke bunu görseydim. Belki seni bu yola yönlendirmezdim. | Open Subtitles | لو أنّني رأيتُ ذلك، فلربّما ما دفعتُكَ إلى سلوك هذه الدرب |
| Keşke seni ikimizin de düzeltmesi gereken bir şey olmadığına ikna edebilseydim ama yapamam. | Open Subtitles | أتمنى لو أنّني أستطيع إقناعكِ أنّنا نحن الإثنان لا نحتاج لأيّ إصلاح، لكن لا أستطيع. |
| Keşke karşı koymak yerine kaçmasını öğretseydim ona. | Open Subtitles | كنت أتمنى لو أنّني قمت بتعليمه على الهرب .. |