| -Orası küçük bir kasaba ama benim için hayati öneme sahip. -Benim önemim yok mu? | Open Subtitles | المقاطعة بلدة صغيرة , لكنها هامة بالنسبة لىّ وأنا لست كذلك |
| Seni beladan korumak benim için bir görev. | Open Subtitles | يبدو إن إخراجك من المشاكل أصبح عمل لىّ طيلة حياتى |
| ama bu adaya çok insan gelirse, bu benim için sorun olur. | Open Subtitles | إن جاء الكثيرون لتلك الجزيرة إنها مشكله لىّ |
| Vakit oldukça geç olmasına rağmen, sizi ağırlamak, benim için bir onurdur. | Open Subtitles | إنه لشرف لىّ أن أرحب بكى حتى إذا كان الوقت متأخرا |
| Ama adaya çok insan gelirse bu benim için sorun olur. | Open Subtitles | إن جاء الكثيرون لتلك الجزيرة إنها مشكله لىّ |
| Bu benim için çok büyük bir olay. Ve evet, büyüktü. | Open Subtitles | هذا شيئاً كبير بالنسبة لىّ وأجل,كان كبيراً |
| Bu benim için önemli. Alnımın ne kadar ıslak olduğunu görmüyor musun? | Open Subtitles | إن هذا مُهم بالنسبة لىّ ألا تريا كيف أصبح جبينى رطب؟ |
| Seni evlendirdiğim halde hala benim için yemek yapıyorsun. | Open Subtitles | حتى بعد أن زوجتكِ مازالت تطبخين لىّ |
| Ama benim için bundan fazlası var. | Open Subtitles | لكن الأمر مختلفاً بالنسبة لىّ ؟ |
| benim için bunları giymene gerek yoktu. | Open Subtitles | لم يكن هناك داعى لترتدى كل هذا لىّ |
| benim için bu kadar süslenmene gerek yoktu. | Open Subtitles | لم يكن هناك داعى لترتدى كل هذا لىّ |
| benim için birşey yapıştırmanı istiyorum. | Open Subtitles | تَحَدَثْ بأىّ شىء وإنسِبهُ لىّ. |
| Sanırım bu benim için yeterli. | Open Subtitles | أظن أن هذا كاف لىّ |
| Vécanoï, konuş benimle! benim için açıl! | Open Subtitles | فيكانوى، تحدث معى، افتح لىّ |
| Rico benim için aldı. | Open Subtitles | ريكو أشتراه لىّ |
| Abine benim için iyi şanslar dile. | Open Subtitles | تمنى لأخيك التوفيق لىّ |
| Tucker, seni rahatsız edebilir ama benim için bir şey yapmanı istiyorum. | Open Subtitles | تاكر),اريدك أن تفعل لىّ شيئاً ربما) يجعلك تشعر بعدك الأرتياح، |
| Evet. Bayan Murch benim için getirdi. | Open Subtitles | أجل ، السيد (مروش) أحضرهم لىّ. |