| Tekerleği kaydırıp bize 4 saat kaybettirmiş olman bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | أنه ليس خطأنا أنك أنزلقت بالعجلة ونحن تأخرنا 4 ساعات |
| Her iki durumda da, ailelerinde kalıtsal bozukluk olması bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | في كلتا الحالتين, إنه ليس خطأنا أنهم عائلة لديهم بعض الشذوذ في الكروموسومات. |
| Üstelik Jillian'ın aptal bir partide olması bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | بالأضافة أنه ليس خطأنا بأن جيليان علقت في ذلك الحفل السخيف |
| bizim hatamız değil. Dünya böyle çalışıyor. | Open Subtitles | ليس خطأنا ، هذه هي الطريقة التي يعمل بها العالم ببساطة |
| Değil mi? bizim hatamız değil bu, sistem yanlış. | Open Subtitles | انظري إليّ , هذا ليس خطأنا بل عيب في النظام |
| Binada kimsenin iş birliği yapmayacak olması bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | ليس خطأنا أنهُ شخص لم يتعاون داخل المبنى |
| Yani bizi suçlama. Beceriksiz bir garsonu işe alman bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | ليس خطأنا أنّكَ عيّنت طاقم عمل ليس مؤهّلًا. |
| Tüketicilerin GDO'lu gıdalar konusunda paranoyaklaşması bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | ليس خطأنا أن المستهلكين مصابون بجنون الارتياب من الأطعمة المعدلة وراثياً. |
| Vakitlerini harcayacak başka yollar bulmaları bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | ليس خطأنا أنّهم عثروا على طُرقٍ أخرى ليشغلوا وقتهم |
| Lanet olsun, evlat, berbat lanet bir annen olması bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | اللعنة يا ولد ليس خطأنا أن لديك أم سيئة |
| Bak, biliyorum bu korkunç bir şey ama bizim suçumuz değil! | Open Subtitles | - أنظري , أنا أعلم أن هذا مرعب – لكنه ليس خطأنا |
| Hiçbiri bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | إنه ليس خطأنا,لا شيء من ذالك كان خطأنا |
| Sürücünün batırıp da yakalanmaları bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | هذا ليس خطأنا سائقه اخطأ و تعرض للسرقة |
| Fancie'yi yakman bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | حسناً, إنه ليس خطأنا بانكِ أحرقت فانسي |
| - Fosil gibi görünmemiz bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | إنه ليس خطأنا أننا لا نبدو مثل الإعلان |
| bizim suçumuz değil. Onların. | Open Subtitles | انه ليس خطأنا , بل هم |
| Bu bizim suçumuz değil. Doğanın kanunu bu. | Open Subtitles | هذا ليس خطأنا هذه طبيعي |
| Serena'nın partiden sonra yaptığı hiçbir şey bizim suçumuz değil. | Open Subtitles | أي شيء فعلته (سيرينا) بعد تلك الحفلة ليس خطأنا |
| Ama bizim hatamız değil. Biz işimizi yaptık. | Open Subtitles | ولكن ذلك ليس خطأنا لقد قمنا بعملنا |
| Sizin zamanlamayı ayarlayamamanız bizim hatamız değil. | Open Subtitles | ليس خطأنا لو كنت مُتأخراً عن الهدف. |
| Bu bizim hatamız değil, hiçbiri. | Open Subtitles | إنه ليس خطأنا,لا شيء من ذالك كان خطأنا |