| Gitmo, insanları kayıt yaptırıp yerleştirebileceğin bir otel değil ki. | Open Subtitles | جوانتانامو ليس فندق يمكنك تسجيل دخول الناس فيه. |
| Bunu konuşmalıyız. Burası canının istediğinde girip çıkabileceğin bir otel değil. | Open Subtitles | هـذا ليس فندق تعرج علية لتستلقي. |
| Ama bu dandik bir otel değil. Bu mükemmel bir otel. | Open Subtitles | ولكن إنه ليس فندق عادى إنه ممتاز |
| Ne yazık ki burası otel değil içinde yaşadığım ev! | Open Subtitles | حسنا ، هذا ليس فندق أنا أعيش هنا |
| - Bu işler böyle yürümüyor. Burası bir otel değil, hastane. | Open Subtitles | -ليس بتلك الطريقه نعمل, هذا ليس فندق بل مستشفى |
| otel değil burası. Sabahtan beri buradasın. | Open Subtitles | هذا ليس فندق كنت هنا طوال النهار |
| Ama ben "kulübe", yazdım "otel" değil. | Open Subtitles | لكنني كتبت كوخ ليس فندق |
| Burası otel değil ki. | Open Subtitles | هذا ليس فندق ، هذا بيت أحد |
| - Burası otel değil. | Open Subtitles | المبنى ليس فندق بلازا |
| Çık git, Alfie! Burası otel değil. Siktir git! | Open Subtitles | للخارج ، (ألفي) ، أن هذا ليس فندق أغرب عن هنا |
| otel değil burası. | Open Subtitles | هذا ليس فندق |