| Beni, ona yaptığın gibi ayarlamaya çalıştın... ve artık sana güvenmiyorum. | Open Subtitles | لقد تلاعبتَ بي كما فعَلتَ معهُ و أنا لَم أعُد أثِقُ بِك |
| Evet, ben de daha... siktir, artık ne olduğumu bile bilmiyorum | Open Subtitles | حسناً، هذا أفضَل مِن... تباً، أنا لَم أعُد أعرفُ ما أنا |
| Adamım, biliyorsun artık o boka takılmıyorum. | Open Subtitles | يا رجل، تعرفُ أني لَم أعُد أتعاطى المخدرات بعد الآن |
| Eskiden itip kaktığın matematikçi çocuk değilim ben artık. | Open Subtitles | أنا لَم أعُد معتوه الرياضيات الذى إعتدت عَلى دفعه |
| - artık size ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لَم أعُد أحتاجُكُم أيها الفِتيان |
| artık insanları iyileştirmeyi denemiyorum bile. | Open Subtitles | أنا لَم أعُد أُحاولُ شِفاءَ الناس |
| artık neler yapabileceğini bilmiyorum. | Open Subtitles | لَم أعُد أعرِف ما أنتَ قادرٌ على فِعلِه |
| - Adamım, artık o bokla uğraşmıyorum. - Niye? | Open Subtitles | لَم أعُد أفعلُ ذلكَ يا رجُل - لماذا؟ |
| artık şiir yazmıyorum. | Open Subtitles | لَم أعُد أكتُب الشِعر |
| Ben artık İmam değilim. | Open Subtitles | لَم أعُد الإمام |
| Ulu Tanrım artık kendi oğlumu tanıyamıyorum. | Open Subtitles | يا إلهي، لَم أعُد أعرِفُ ابني |
| artık uyuşturucu kullanmıyorum. | Open Subtitles | لَم أعُد أتعاطى المخدرات |
| Tuhaf, buraya Wolfgang'ı ziyarete gelmeye ödüm kopardı, artık korkmuyorum. | Open Subtitles | هذا مُضحِك، كُنتُ أخافُ المجيءَ إلى هُنا لزيارة (ولفغانغ) لكني لَم أعُد أخشى ذلك |
| Baba, artık ondan hoşlanmıyorum bile. | Open Subtitles | أبي, أنا لَم أعُد مُعجَبَة به |
| artık ondan hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لَم أعُد معجبا بها |
| artık küçük bir çocuk değilim. | Open Subtitles | - لَم أعُد ولداً صغيراً |