| Aklıma yakın zamanda reddettiği zararsız bir tedavi gelebilseydi. | Open Subtitles | لو أمكنني فقط التفكير بعلاج طبيّ غير مؤذٍ رفضته مؤخراً |
| Aklıma yakın zamanda reddettiği zararsız bir tedavi gelebilseydi. | Open Subtitles | لو أمكنني فقط التفكير بعلاج طبيّ غير مؤذٍ رفضته مؤخراً أنتَ محقّ |
| Yani, elbette birazcık ürkütücü, ama zararsız gibi görünüyor. | Open Subtitles | أعني بالطبع أنّه غريبُ الأطوار قليلاً، لكن، يبدو غيرَ مؤذٍ. |
| Korkmayın, bu zavallı, zararsızdır. | Open Subtitles | لا تخافي ، إنه غير مؤذٍ |
| Bu organizma, incelemek için gerçekten de ideal böylece neden bu kadar zararlı olduğunu anlayabiliriz. | TED | و السبب فى أن أجد هذا الكائن مثالى للنظر فيه هو أننا نتفهم لماذا هو مؤذٍ للغاية. |
| Güzel derken zararsız. Artık zararsıza güzel diyoruz. | Open Subtitles | لطيف، يعني أنه غير مؤذٍ بينما اللطافة يمكن أن تكون مؤذية هذه الأيام. |
| Artık onun zararsız olduğunu biliyoruz. Tehdit yok edildi. | Open Subtitles | والآن، نحن نعلم أنه غير مؤذٍ لا يوجد تهديد من ناحيته |
| O zararsız bir çocuk. Yapmadığı korkunç şeylerle suçlanan, hücresinde yapayalnız bir çocuk. | Open Subtitles | إنّه طفل غير مؤذٍ اُتهم بأشياء فظيعة لم يرتكبها، وحيد في زنزانة |
| Çünkü hepimizden çok daha uzun süredir bu adada bulunuyor çünkü ihtiyacımız olan bilgiye sahip, çünkü çenesi hariç tamamen zararsız. | Open Subtitles | نبقيه حيّاً لأنّه أمضى على هذه الجزيرة أكثر بكثير من أيّ منّا لأنّ لديه معلومات نحتاجها ولأنّه غير مؤذٍ البتّة بغضّ النظر عن لسانه |
| Çünkü hepimizden çok daha uzun süredir bu adada bulunuyor çünkü ihtiyacımız olan bilgiye sahip, çünkü çenesi hariç tamamen zararsız. | Open Subtitles | نبقيه حيّاً لأنّه أمضى على هذه الجزيرة أكثر بكثير من أيّ منّا لأنّ لديه معلومات نحتاجها ولأنّه غير مؤذٍ البتّة بغضّ النظر عن لسانه |
| Onlar zararsız sportif şakalaşmalardı. | Open Subtitles | كان مجرّد مزاحاً رياضياً غير مؤذٍ |
| "Çocuklar için olmasaydı, seni terk ederdim" zararsız spor şakası mı? | Open Subtitles | "لولا الولدين لتركتك" هل هذا مزاح رياضي غير مؤذٍ ؟ |
| Belki de sadece bu kadardır. Garip ama zararsız. | Open Subtitles | لكن ربما هكذا وحسب غريب لكن غير مؤذٍ |
| Tamamen zararsız. Bir defalığına. Ne öderdin? | Open Subtitles | "هذا شيء غير مؤذٍ بالمرّة، شيء عرضيّ، كم ستدفع؟" |
| Trask zararsız birine benziyor ama daha önce de yanıldığım olmuştu. | Open Subtitles | أتدري (تراسك) يبدو كشخص غير مؤذٍ ولكن لقد خُدعتُ من قبل |
| zararsız olduğunu sanmıştım. Neredeyse bir bitki gibi demiştiniz. | Open Subtitles | ظننته غير مؤذٍ فإنّه نباتيّ مثلما ذكرتَ |
| Loki, Frigg'in küçük, zararsız bir bitki gibi görünen ökse otunu söylemeyi unuttuğunu keşfetmiş. | Open Subtitles | "لوكى" اكتشف أن "فريج" نسيت أن تأخذ عهداً على المسيلتو نبات صغير، يبدو غير مؤذٍ |
| Genelde zararsızdır. | Open Subtitles | الأمر غير مؤذٍ في الغالب |
| Bu aşamada tamamen zararsızdır. | Open Subtitles | إنه غير مؤذٍ في هذه الفترة |
| Balina köpekbalığı. zararsızdır. | Open Subtitles | إنه قرش الحوت ، غير مؤذٍ |
| Başarılarıma rağmen... askeri takım yaklaşımı için zararlı görüldüm. | Open Subtitles | على الرغم من إنجازاتي فقد كنتُ مؤذٍ لأسلوب الفريق العسكري |
| Bir vitaminin içine zararlı bir şey koyuyorsan neden televizyona çıkıp herkese duyurursun ki? | Open Subtitles | إن أرادت وضعَ شيءٍ مؤذٍ في الفيتامينات فلماذا تظهر على التلفزيون؟ و تجعل منه أمراً عظيماً |