| elinden geleni yaptığını biliyorum. Bu kadar uzakta olmak çok korkutucu. | Open Subtitles | أعلم انك تفعل ماتستطيع لكن المزعج في الأمر انني بعيد |
| Sen de, yeni oyuncu bulmak için elinden geleni yapacaksın. | Open Subtitles | وعليك أن تعمل وفق ماتستطيع لاستخدام أفضل اللاعبين المتوفرين |
| Annem onu evde tutmak için elinden ne geliyorsa yapmıştı. | Open Subtitles | .. أمي فعلت كل ماتستطيع لتبقيها في المنزل |
| ilki, gece yatağa gitmeden önce, güne dönüp baktığında hissettiğin şeyden emin ol o gün bir şeylere katkı yapabildin mi ve en iyi yolla Yapabildiğin herşeyin en iyisini yapabildin mi | TED | اولا, حين تذهب الى السرير في الليل, يجب أن تنظر الى الوراء في ذلك اليوم وتتأكد أنك احسست ان ذالك اليوم كان يوما انجزت فيه شيئا, و انك عملت كل ماتستطيع بأفضل ماتستطيع عمله. |
| - ama tek Yapabildiğin de bu. - Tek yapabildiğim mi? | Open Subtitles | ولكن هذا أبعد ماتستطيع أن تقوم به- أبعد ما أستطيع؟ |
| McLaren Park. Oraya olabildiğince çabuk gelin. Ben ne? | Open Subtitles | حديقة ماكلارين اذهب إلى هناك بقدر ماتستطيع |
| elinden gelenin en iyisini yaptın sen. - Her şeyin yoluna gireceğini söyle. | Open Subtitles | لقد فعلت أفضل ماتستطيع. أخبريني أن الأمور ستكون على مايرام. |
| Şu polis özel biriminin kanunsuz kahramanı yakalamasını engellemek için elinden geleni yapmak. | Open Subtitles | ؟ أفعل كل ماتستطيع فعله لتبعد الشرطة عن اصطياد الحارس الليلي |
| Yani elinden geldiğince. İşte o an doğru kişiyle olduğumu anladım. | Open Subtitles | حسنا، تعلمين، قدر ماتستطيع. حينها علمت أنني مع الشخص المناسب. |
| elinden geleni yap ve bana haber ver. | Open Subtitles | افعل ماتستطيع واطلعني على الأخبار |
| elinden geleni yaptın. Gerçekten çok akıllıydın. | Open Subtitles | لقد عملت ماتستطيع كنت ذكياً جداً |
| Sharon elinden geldiğince onu koruyor. | Open Subtitles | شارون تحاول ابعادها عن ذلك قدر ماتستطيع |
| Meade Yayıncılık'ın bu korkunç durumu düzeltmek için elinden gelen her şeyi yaptığından emin olabilirsiniz. | Open Subtitles | نود ان نطمئنكم ان (ميد للنشر).. تفعل اقصى ماتستطيع |
| elinden gelenin en iyisini yaptın. | Open Subtitles | فعلت أقصى ماتستطيع |
| Yapabildiğin her şekilde müttefiklere yardım edecek misin? | Open Subtitles | أنت ستساعد قضية الحلفاء بكل ماتستطيع |
| Yapabildiğin herşeyi yaptın. | Open Subtitles | فعلت كل ماتستطيع |
| Buradan olabildiğince uzaklaşmanızı öneriyorum. | Open Subtitles | أقترح أن تبعتد من هذا المكان قدر ماتستطيع. |
| olabildiğince sesini sabit tutmanı istiyorum canım tehlike geçmiş değil ve bu akşam çok önemli bir konserin var. | Open Subtitles | بينما نفعل كل هذا اريدك ان تبقي صوتك منخفضاً بقدر ماتستطيع مازلنا لم نخرج من الخشب لدينا عرض كبير الليلة |
| Babam daima "İçeri zorla girenlerle arana olabildiğince fazla insan koy." derdi. | Open Subtitles | والدي دوما يقول ابتعدقدر ماتستطيع عن المقتحمين |