| Eğer söylediğin doğruysa, bu olasılık kurallarına karşı geliyorum demektir. | Open Subtitles | لو أن ماتقوله صحيح .. فيبدو أننى أتحدى قانون الاحتمالات |
| söylediğin doğruysa, o zaman, tüm onurumla kendimi ona bağlı saymalıyım. | Open Subtitles | اذا كان ماتقوله صحيحاً فعلي أن اعتبر نفسي متشرفاً بالارتباط بها |
| Daha para yüzü görmedim. Muhasebe defterim para lazım diyor. | Open Subtitles | لم أستلم شيئاً من ذلك المال، ماتقوله حساباتي هو أنني بحاجة إلى هذا المال |
| Elbette ancak doktor hanım, bunun Rich'in suçu olamayabileceğini söylüyor. | Open Subtitles | بالطبع . ماتقوله ان ربما هذا ليس خطأ ريتش ربما هذه غير طبيعته |
| Yani yaklaşan şeyin ne olduğunu kimsenin bilmediğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | اذا ماتقوله ان لا احدا يعلم ما حقيقة القادم ؟ |
| Biliyorsun, kararları veren senmişsin gibi görünsen de, sen sadece Wilhelmina'nın dediklerini yapıyorsun. | Open Subtitles | انتي تعتقدين انكِ الشخص الذي يصدر القرارات هنا لكنكِ فقط تؤدين ماتقوله لك ويلمينا |
| Bunun için aşağı gelecek zamanı anca Buldum. Şefin dediğini yapıyoruz. | Open Subtitles | وبالكاد لدية الوقت لهذا نحن نفعل ماتقوله الرئيسة.لحظة |
| Plaka numarası tutuyorsa... Söylediklerin doğruysa... | Open Subtitles | اذا كانت السبب المباريات000 اذا كان ماتقوله صحيحا000 |
| Çünkü dediklerin doğruysa ve ne silahı ne Philip'i bilmiyorsan Catherine'den ayrı bir avukata ihtiyacın var. | Open Subtitles | لانه لو كان ماتقوله صحيح وانك لاتعلم شيئا عن المسدس او فيليب اذن انت تحتاج لمحامي منفصل عن كاثرين |
| söylediklerini yapsan iyi olur. | Open Subtitles | وأنت من الأفضل أن تعودي لمخبرك في حال كنا نريد النجاح عليك أن تعرفي أن أفضل ماتفعلينه هو ماتقوله لك |
| Eğer söylediğin doğruysa, bu olasılık kurallarına karşı geliyorum demektir. | Open Subtitles | إذا ماتقوله صحيح سأبدو كالذي أتحدى قوانين الإمكانية |
| Yani bana söylediğin şu ki 35 yaşında hiç evlenmemiş ve büyükannesiyle yaşayan bir adamın sorunları mı var? - Beni çok iyi anlıyorsun değil mi? | Open Subtitles | اذن ماتقوله ان رجلا ذو ال 35 عاما والذي لم يسبق له الزواج ويعيش مع جدته يعاني من عقد؟ انت ترينني على حقيقتي اليس كذلك؟ |
| Telsizde başkalarını ararken söylediğin bir kısaltma. | Open Subtitles | هذا ماتقوله عندما تبحث عن اناس اخرين قاموا بصنع راديو. |
| Annem öyle diyor, ama ben öldüğünü biliyorum. | Open Subtitles | هذا ماتقوله أمي لكني أعلم أنه ميت |
| Yanlışlıkla mektubunu açtım, şöyle diyor: | Open Subtitles | انا بالمصادفه فتحت بريدك وهذه ماتقوله |
| Ve o da sık sık bunu söylüyor. | Open Subtitles | وهذا ماتقوله هي دائما.. |
| Kanıtlar bunu söylüyor. | Open Subtitles | هذا ماتقوله الادلة |
| Yani bana bir sorunun olduğunu ve bunun tamamen senin sorunun olduğunu, ama bunu benim sorunum haline getirmeyi istediğini mi söylüyorsun? | Open Subtitles | ماتقوله إذاً هو إنك تواجه مشكلة ألا وهي مشكلتك في الأساس وتريد أن تجعلها مشكلتي أيضاً |
| Bana, yumurta sarısını yersem... güreşte... dünyanın en iyisi olacağımı mı söylüyorsun? | Open Subtitles | إذاً، ماتقوله لي أنهُ إذا أكلتُ الصفار حركاتي ستكون الأفضل في جميع العالم |
| Sen delisin. Bahse girerim sen de delisin. Onun dediklerini yaptığına göre deli olmalısın. | Open Subtitles | وأراهن أنك مجنون أيضاّ لابد لك ان تكون مجنون لتفعل ماتقوله لك |
| Senin de bu oyunu oynayıp dediklerini harfiyen yapman çok önemli. | Open Subtitles | انه من الاساسي ان تستمر معهم وتفعل ماتقوله بالضيط |
| Burada olmaz ama Jasmeet'in dediğini yapabilmek için... sadece bir seçeneğimiz kaldı. | Open Subtitles | ولا قانون هذه الأرض ..ليس لدينا سوى حل واحد أن نفعل ماتقوله جاسميت بالضبط |
| Şu kızla ilgili Söylediklerin doğruysa... onu bana getirin. | Open Subtitles | ان كان ماتقوله عن الفتاه صحيح اجلبها إلي |
| dediklerin doğru. Sana ve babama yanlış yaptım. | Open Subtitles | -ان ماتقوله صحيح لقد اخطاءت فى حقك وحق والدنا |
| Soru sorarım, söylediklerini de yapmayabilirim. | Open Subtitles | بلى, سأطرح سؤلاً وقد لا أفعل ماتقوله |
| Yemeği iyi çiğne. Bu annemin bana sürekli söylediği bir şey. | Open Subtitles | امضغ طعامك, هذا ماتقوله لي أمي دائماً |
| Ne dediğinin önemi yok. Zaten karar verdim. | Open Subtitles | لايهم ماتقوله لقد قررت بالفعل |