| Ama sen de biliyorsun, biz de biliyoruz ki, yaptıkları doğruydu. | Open Subtitles | لكن انتم تعلمون , وكذلك نحن ان مافعلوه كان الامر الصحيح |
| Bu şeylere karşı pes etmeyeceğim, yaptıkları şeylerden sonra olmaz. | Open Subtitles | أنا لن أستسلم لهذه الأشياء بعد مافعلوه بطاقمى |
| Kasetler 5 kişinin olduğunu gösteriyor ama sütundaki kamera patladığından, orada ne yaptıkları tamamen bir sır. | Open Subtitles | آلات التصوير تؤكّد 5 مجرمين . . ولكن بعد الإنفجار مافعلوه هنالك هو لغز تام |
| Ayrıca, bana yaptıklarından dolayı onları başka nasıl cezalandırabilirim ki? | Open Subtitles | ؟ بالإضافة إلى ماسوف أفعله لمعاقبتهم على مافعلوه بي .. |
| Danny'ye yaptıklarından ve beni öldürmeye çalışmalarından sonra onları yok etmeye yemin ettim. | Open Subtitles | بعد مافعلوه بدانى وحاولو فعله معى... أقسمت على تدميرهم... |
| Bu benim oğlum. Ona hapisanede yaptıklarına bak. | Open Subtitles | هذا ابني، وهذا مافعلوه به في السجن |
| Sonra. Ona ne yaptıklarını gördükten sonra, deliye döndüm. | Open Subtitles | بعد ذلك عندما رأيت مافعلوه به، أصبت بالجنون |
| Kasetler 5 kişinin olduğunu gösteriyor ama sütundaki kamera patladığından, orada ne yaptıkları tamamen bir sır. | Open Subtitles | آلات التصوير تؤكّد 5 مجرمين . . ولكن بعد الإنفجار مافعلوه هنالك هو لغز تام |
| Bayanlar ve baylar, bu yaptıkları büsbütün yanlıştı. | Open Subtitles | أيها السيدات والسادة، مافعلوه كان خطأ صريح |
| etnik bir temizlik sosyal bir temizlik yaptıkları budur onlar için ödenen bedel budur. | Open Subtitles | التطهير العرقي والتطهير الاجتماعي ذلك مافعلوه وذلك مايدفع لهم لفعله |
| Şimdi senden korkmayı bir kenara bırakıp bize yaptıkları, bizden istediklerini düşünerek sinirlenmeni istiyorum. | Open Subtitles | الآن، أريدك أن تتوقفي عن الخوف وتبدأي بالانزعاج على مافعلوه بنا وماذا يريدون |
| Yani, yaptıkları şey tam olarak buydu. | Open Subtitles | هذا بالضبط مافعلوه. بدأوا في أخذ بيانات شركات الاتصالات |
| Bana yaptıkları, şu an olanlar... başladığımız yerden çok uzaktayız. | Open Subtitles | مافعلوه لي الاحداث التي قادتنا الى هنا بعيده عن المكان الذي بدانا منه |
| Sana ve bu kasabaya yaptıkları yüzünden ölmeyi hak ediyorlar. | Open Subtitles | انهم يستحقون الموت لمافعلوه بك ولأجل مافعلوه بهذه البلدة |
| Chaeronea'dan beri yaptıkları şey bu hatta senin sürgünde olduğun aylarda bile. | Open Subtitles | -عندما يضعوك ضدى -واعتقد ان هذا مافعلوه فى كارونيا -حتى فى اثناء الشهور التى كنت انت فيها فى المنفى |
| yaptıklarından sonra, sen de onlara inandın mı? | Open Subtitles | ولقد صدقتيهم بعد كل مافعلوه بكِ ؟ |
| Ama ona yaptıklarından daha çok nefret ediyorum. | Open Subtitles | و لكني كرهت مافعلوه له أكثر |
| Bana yaptıklarından nefret ediyorum! | Open Subtitles | أكره مافعلوه بي |
| Ve tüm bunlar onların yaptıklarına rağmen oluyor. | TED | وكلّ ذلك ضد مافعلوه. |
| Bizi nereye götürdüklerini hatırlamıyorum, yada bize ne yaptıklarını. | Open Subtitles | ونحن لا نتذكر إلي أين أخذونا أو مافعلوه بنا |