Anladın mı? Elimizden geldiği kadar ona kilo aldırmaya çalışıyoruz. | Open Subtitles | نريدُ أن نضع الكثير من السعرات الحرارية بداخلها قدر مانستطيع |
Charlie. Kraliçe'yi Elimizden geldiğince temizleyelim... | Open Subtitles | تشارلي ، لنجعل من الملكة نظيفة بقدر مانستطيع |
Şimdilik önerim hepimizin Elimizden geldiğince uyanık kalmaya çalışması. | Open Subtitles | ,لنقل فقط في الوقت الحالي أنني أوصي بجميعنا أن نبقى صاحين قدر مانستطيع |
Biz Elimizden geldiği kadar saygın olmak istiyoruz, ancak gerçekten bunu yapmanın hiçbir saygın yolu yok. | Open Subtitles | أمك , علينا أن نفكر خارج البروتوكول المعتاد .نحن نريد أن نكون كرماء قدر مانستطيع , ولكن ليست هناك طريقة كريمة |
Mümkün olduğunca çok salonda gösterin çünkü o, oralarda olacak. | Open Subtitles | ـ سوف نبقي أعيننا مفتوحه على تلك الدور على قدر مانستطيع لأنه ـ سوف يكون هناك |
Evet, onları konuya dahil etmemek veya işin içine katmamak için Elimizden gelen her şeyi yapmak istiyoruz. | Open Subtitles | أعني، نعرف هذا، أجل. بالتأكيد نريد عمل مانستطيع كي لا نشملهم أو ندخلهم في المعمعة. |
Bize isimler verin ve biz de sizin için Elimizden geleni yapalım. | Open Subtitles | أعطنا اسماء, وسوف نفعل مانستطيع فعله من أجلك. |
Şüpheliyi yakalamak için Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | فقط أننا نقوم بكل مانستطيع القيام به للقبض على المشتبه به |
Hepsinden öte, ...bizler sürekli olarak Elimizden geldiğince hatalarımız azaltmayı deniyoruz. | Open Subtitles | فبعد كُل شيء نحن نُحسِن أنفسنا بشكل مستمر إلى ماقبل نقطة الفشل و نستمر فيها بقدر مانستطيع. |
İş yerne evlilik sorunlarının getirilmesinin yanlış olduğunu biliyoruz ama Elimizden geleni yapıyoruz tamam mı? | Open Subtitles | نحن على علم ان جلب العلاقة الزوجية الى منطقة العمل معقد, ونحن نعمل بكل مانستطيع حسنا ؟ |
Tabii. Onları Elimizden geldiğince iyi hazırlıyoruz. | Open Subtitles | صحيح, حسنا , نحن نهيئهم بأفضل مانستطيع |
Koşullar müsaade ettiği ölçüde Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نفعل أفضل مانستطيع, حسب الظروف |
O zamana kadar, Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. | Open Subtitles | حتى ذلك الوقت سنقوم بأفضل مانستطيع |
- Elimizden geleni yaparız. - Daha bitirmedim. | Open Subtitles | - رطباً سنحاول بأقصى مانستطيع - لم أنتهِ - |
Tek Elimizden gelen, yolda yürürken onların üstüne basmamak. | Open Subtitles | كل مانستطيع فعله أن لانضربها ونحن نمشي |
Bazen Elimizden gelen tek şey... | Open Subtitles | بعض الاحيان هذا كل مانستطيع فعله |
Çünkü orada Elimizden geleni yaptık ve ben bunu biliyorum. | Open Subtitles | لأننا فعلنا كل مانستطيع بالداخل |
- Elimizden gelen yardımı size göstereceğiz, efendim. | Open Subtitles | -سنساعدك بأقصى مانستطيع يا سيدى |
Ve Elimizden geldiğince bir şeyler yapmalıyız. | Open Subtitles | يجب نعمل مانستطيع |
O yüzden mümkün olduğunca rahat etsin diye bir şarkı açtık. | Open Subtitles | لذا وضعنا شريط, محاولين جعله مرتاحاً قدر مانستطيع |
Mümkün olduğunca çabuk taşınmalıyız. | Open Subtitles | علينا ان نتحركَ بأسرع مانستطيع |