| Bana ihtiyacın olan şeylerin listesini ver ben de sana saat kaçta geri dönmen gerektiğini söyleyeyim. | Open Subtitles | اعطيني قائمة بكل ما تحتاجين اليه وانا ساقول لك ما الوقت لكي تعودين إلى هنا |
| Hadi ama tek ihtiyacın olan şey, üzerindeki ölü toprağını atmak. | Open Subtitles | بالله عليكِ, كل ما تحتاجين اليه هو رشة مياه |
| Çünkü sana ihtiyacın olanı, istediğini hak ettiğini veremediğim için endişeleniyorum. | Open Subtitles | لأنني قلق بأني لا أعطيك ما تحتاجين ما تريدين, ما تستحقين |
| This is about your momBu annen hakkında ve ihtiyacın olanı sana vermemesi ile ilgili. | Open Subtitles | هذا ليس بشأن لورين. إنه بشأن أمك وعدم قدرتها على منحكِ ما تحتاجين. |
| Demek istediğim, şu an istediğin şeyleri sana verebilecek durumda olup olmadığımı bilmiyorum. | Open Subtitles | أنا أقول فقط .. لا أعلم إن كنت سأستطيع تقديم ما تحتاجين الآن |
| Neye ihtiyacın olursa söyleyebilirsin. Buradaki herkes seni çok seviyor. Hemşireler, doktorlar... | Open Subtitles | أَنا سأكون كلياً هناك مهما ما تحتاجين الجميع هنا يحبوك الأطباء الممرضين |
| Şimdi tek yapman gereken şey onu şüphelendirmek. | Open Subtitles | والأن كل ما تحتاجين فعله هو شيء يجعلها تشك |
| Eğer iyi olursan... ve ona iyi davranırsan,sana istediğin şeyi vereceğim. | Open Subtitles | كوني جيدة وأحسني تصرفك وسأعطيك ما تحتاجين إليه |
| Parası oldukça iyidir ve bunu, ihtiyacın olduğu sürece de yapabilirsin. | Open Subtitles | الأجر جيّد، ويمكنك أن تفعلي هذا قدر ما تحتاجين. |
| Hadi ama Avcı, büyük bir kavga tam ihtiyacın olan şey. | Open Subtitles | هيّا يا مبيدة عراك كبير هو ما تحتاجين له |
| İhtiyacın olan birkaç kilim, bir kanepe belki bir resim. | Open Subtitles | كل ما تحتاجين إليه بعض الإشياء, أريكة, أوربمانباتاتزينة. |
| Ve sen de böylece benim tüm hayatım boyunca sana ihtiyacın olan ne varsa vermek için beklediğimi bilecektin. | Open Subtitles | وعندها سوف تعرفين انني انتظر العمر كامل لاعطائك كل ما تحتاجين اليه |
| Evet, doğru kişiyle konuştuğunu hissetmen çok önemli. Kendini rahat hissedersen ihtiyacın olanı elde edersin. | Open Subtitles | نعم , و من المُهم أن تشعري أنّ من يعالجك هو الشخص المُناسب أن تشعري بالراحة , أن تحصلي على ما تحتاجين إليه |
| Benimle burada anlaşmaya ne dersin hem ihtiyacın olanı sana verebilirim? | Open Subtitles | ساعديني هنا، وسأمنحكِ ما تحتاجين إليه؟ |
| Benimle burada anlaşmaya ne dersin hem ihtiyacın olanı sana verebilirim? | Open Subtitles | ساعديني هنا، وسأمنحكِ ما تحتاجين إليه؟ |
| İstediğin kadar kalabilirsin. Merak etme. | Open Subtitles | بإمكانك المُكوث هنا بقدر ما تحتاجين لا تقلقي حيال ذلك |
| Sana ihtiyacın olabilecek her türlü şeyi verdik, ve yine de tek istediğin özgürce koşmak, değil mi? | Open Subtitles | نعطيكِ كل ما تحتاجين مع ذلك تريدين الركض بحرية. أليس كذلك؟ |
| Göçmenlik avukatım en iyisidir. - Neye ihtiyacın varsa halledecek. | Open Subtitles | محامي الهجرة هو الأفضل سيعمل على كل ما تحتاجين |
| Tatlım, Neye ihtiyacın var, biliyor musun? | Open Subtitles | عزيزتى ، انتي تعرفين ما تحتاجين |
| Tüm bilmen gereken şey bu. Geri kalan her şey sadece bir kabus. | Open Subtitles | هذا كلّ ما تحتاجين تذكّره، و الباقي مجرّد كابوس. |
| Sanırım sana tam olarak istediğin şeyi verebilirim. | Open Subtitles | أعتقد أنه يمكني إعطائك ما تحتاجين بالضبط |
| Eğer haklıysam bu sadece antibiyotiğe ihtiyacın olduğu anlamına gelir. | Open Subtitles | حسنا, أن كننت على حق فهذا يعني ان كل ما تحتاجين إليه هو المضادات الحيوية |